Reklam Bölümü
WTHA

Bültenimize abone olun, Gündemden haberdar olun!

Abone olduğunuzda WorldTürk'ün Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş olursunuz.
CANLI YAYIN

“Çöpte Bulunan Bir Kur’an-ı Kerim’in Düşündürdükleri”

Geçtiğimiz günlerde yürüyüş yaparken karşılaştığım bir manzara uzun süre zihnimden çıkmadı. Bir çöp konteynerinin yanında, atılmış bir Kur’an-ı Kerim duruyordu. İlk anda hissettiğim şey üzüntüydü. Çünkü milyonlarca insan için kutsal kabul edilen bir kitabın bu şekilde terk edilmiş olması, ister istemez saygı kavramı üzerine düşünmeye sevk ediyor.

Karşılaştığım manzara karşısında onu bulunduğu yerde bırakmayı içime sindiremedim. Daha fazla zarar görmemesi için alıp muhafaza ettim. Biraz durup düşündüğümde, meseleyi yalnızca o kitabı oraya bırakan kişiyi eleştirerek açıklamanın kolaycılık olacağını fark ettim. Çünkü toplumsal olaylar çoğu zaman tek bir kişinin davranışından ibaret değildir. Bazen karşımıza çıkan bir görüntü, hepimizin pay sahibi olduğu eksikliklerin yansıması olabilir.

Bugün çocuklarımıza ve gençlerimize değerlerimizi ne kadar aktarabildiğimizi yeniden sorgulamamız gerekiyor. Bir kutsal kitaba saygı göstermenin yalnızca dini bir sorumluluk değil, aynı zamanda kültürel ve insani bir hassasiyet olduğunu anlatabiliyor muyuz? İnansın ya da inanmasın, insanların birbirlerinin değerlerine saygı göstermesinin medeni bir toplumun temel şartlarından biri olduğunu yeterince öğretebiliyor muyuz?

WorldTurk Reklam Alanı

Öte yandan kendimize dönüp bakmamız gereken başka bir nokta daha var. Kur’an-ı Kerim’i evlerimizin en güzel köşelerinde muhafaza etmek elbette önemlidir. Ancak ona gösterdiğimiz saygı yalnızca fiziksel korumayla mı sınırlı kalıyor? Onun adalet, merhamet, dürüstlük ve kul hakkı gibi temel öğretilerini günlük hayatımıza ne kadar yansıtabiliyoruz? Belki de bazen şekle gösterdiğimiz özeni, özün kendisine göstermekte eksik kalıyoruz.

Elbette çöpte bulunan her Kur’an-ı Kerim’in arkasında bilinçli bir saygısızlık aramak da doğru değildir. Kimi zaman bilgisizlik, kimi zaman ihmal, kimi zaman da ne yapılması gerektiğinin bilinmemesi bu tür görüntülerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Ancak sebebi ne olursa olsun, ortaya çıkan manzara toplum adına düşündürücüdür.

Karşılaştığım bu durum üzerine ilgili birimlere ulaşarak gerekli bildirimi yaptım. Memnuniyetle ifade etmeliyim ki, Yıldırım Belediyesi ekipleri yaklaşık 15 dakika gibi kısa bir süre içerisinde bölgeye gelerek gerekli işlemi gerçekleştirdi. Bu hızlı ve duyarlı yaklaşım, toplumsal değerlerin korunmasının yalnızca bireylerin değil, kurumların da sorumluluğunda olduğunu göstermesi açısından anlamlıydı. Çünkü duyarsızlık kadar duyarlılık da bulaşıcıdır; bir kişinin fark ettiği ve sahip çıktığı bir mesele, kurumların katkısıyla daha geniş bir toplumsal bilince dönüşebilir.

Belki de asıl mesele, bir kitabın çöpte bulunmasından çok daha derin bir yerde duruyor. Değerlerimizin hayatımızdaki yerini yeniden sorgulamaya ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü toplumlar bir günde değişmez, değerler de bir anda kaybolmaz. Küçük ihmaller, küçük kopuşlar ve küçük kayıtsızlıklar zamanla büyük dönüşümlere yol açar.

O gün çöpte gördüğüm şey yalnızca bir Kur’an-ı Kerim değildi. Aynı zamanda kendimize sormamız gereken bazı soruların da orada durduğunu hissettim. Değerlerimizi gelecek nesillere ne kadar aktarabiliyoruz? Saygıyı ne kadar öğretebiliyoruz? Ve en önemlisi, sahip çıktığımızı söylediğimiz değerlere gerçekten ne kadar sahip çıkıyoruz?

Belki de cevaplarını aramamız gereken asıl mesele budur.

Loading

Bu Haberi Paylaş:
Add a comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bültenimize abone olun, Gündemden haberdar olun!

Abone olduğunuzda WorldTürk'ün Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş olursunuz.
WorldTurk Reklam Alanı