WTHA

Bültenimize abone olun, Gündemden haberdar olun!

Abone olduğunuzda WorldTürk'ün Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş olursunuz.
CANLI YAYIN

Domaniç’i Gördük… Peki Dünyaya Nasıl Anlatacağız?

Gazetecilik bazen yalnızca gördüğünü aktarmak değildir. Asıl görev, görülenin arkasındaki potansiyeli fark etmek ve eksikleri cesaretle dile getirmektir.

Kütahya Valiliği’nin öncülüğünde, Bursa ve Kütahya basınını buluşturan “Yeşil Vatan” temalı program da benim için tam olarak bunu ifade etti. Elbette Hayme Ana Türbesi’ni ziyaret ettik, Topuk Yaylası’nın eşsiz doğasını gördük, Osman Bey’in beşiğinin sallandığına inanılan Beşik Çamı’nın gölgesinde tarihin izlerini hissettik, Sarıkız’ın serinliğinde nefeslendik. Ancak gezi boyunca aklımda tek bir soru vardı:

Domaniç’i biz gördük… Peki dünyaya nasıl anlatacağız?

Bugün turizm, yalnızca doğal güzelliklere sahip olmakla gelişmiyor. O güzellikleri hikâyeye dönüştürebilen şehirler kazanıyor. Domaniç ise belki de Türkiye’nin en güçlü hikâyelerinden birine sahip olmasına rağmen, bu hikâyeyi henüz yeterince anlatamıyor.

WorldTurk Reklam Alanı

Burada dikkat çekilmesi gereken önemli bir isim var.

Bölgenin yetiştirdiği değerli sanayici ve hayırsever Nafi Güral, bu organizasyonun en güçlü destekçilerinden biriydi. Ancak onun katkısını sadece bu programla sınırlamak haksızlık olur. Yıllardır Kütahya’nın eğitimine, sanayisine, kültürüne ve sosyal hayatına yaptığı yatırımlarla adından söz ettiren Güral, şimdi de Domaniç’in turizm potansiyelinin ortaya çıkarılması için sorumluluk üstleniyor.

Özel sektörün yalnızca üretim yapan değil, bulunduğu coğrafyanın geleceğine yön veren bir anlayışla hareket etmesi son derece kıymetlidir. Çünkü şehirler sadece kamu yatırımlarıyla büyümez; vizyon sahibi insanların desteğiyle kimlik kazanır. Nafi Güral’ın bu süreçte ortaya koyduğu yaklaşım da tam olarak budur. Kendi toprağına yatırım yapmayı bir sosyal sorumluluk değil, bir vefa borcu olarak gören bu anlayış, Domaniç’in geleceği adına umut vericidir.

Ancak umut tek başına yeterli değildir.

Bu geziden geriye bende üç önemli not kaldı

İlki, Topuk Yaylası’nda belirli dönemlerde gerçekleşen kurbağa göçü…

Belki de çoğu insan bunun varlığından bile haberdar değil. Oysa dünyanın birçok ülkesinde benzer doğal olaylar milyonlarca turist çekiyor. Belgeseller çekiliyor, festivaller düzenleniyor, doğa fotoğrafçıları kilometrelerce yol kat ediyor.

Neden Domaniç de bu alanda Türkiye’nin örnek destinasyonlarından biri olmasın?

Kurbağa göçü bilimsel çalışmalarla desteklenebilir. Uluslararası doğa fotoğrafçılığı festivalleri düzenlenebilir. Üniversitelerle ortak projeler geliştirilebilir. Belgesel yapımcıları bölgeye davet edilebilir. Ekoturizm rotaları oluşturulabilir. Belki de yıllar sonra insanlar Domaniç’i yalnızca Osmanlı’nın kuruluş coğrafyası olarak değil, dünyanın sayılı doğa olaylarından birine ev sahipliği yapan bir merkez olarak da tanıyacaktır.

İkinci konu ise, günümüz turizmi açısından göz ardı edilemeyecek kadar önemli.

Domaniç’in en kıymetli noktalarında cep telefonları çekmiyor.

Bu sadece ziyaretçilerin fotoğraf paylaşamaması anlamına gelmiyor. Turizm çağında iletişim altyapısı, en az yol kadar önemli bir ihtiyaçtır. İnsanlar gittikleri yerleri anında dünyaya ulaştırıyor. Bir destinasyonun en güçlü reklamını artık ziyaretçilerin sosyal medya paylaşımları yapıyor. İletişimin olmadığı yerde tanıtım da eksik kalıyor.

Üstelik mesele yalnızca sosyal medya değil. Acil durumlarda haberleşme imkânı, güvenlik açısından da büyük önem taşıyor. Doğaya zarar vermeyecek planlamalarla mobil iletişim altyapısının güçlendirilmesi, Domaniç’in turizm vizyonunun öncelikli başlıklarından biri olmalıdır.

Üçüncü önerim ise, belki de bölgenin kaderini değiştirecek nitelikte.

Kızılçam ve çevresindeki yaylak alanları, sıradan bir mesire alanı olarak değerlendirilmemeli. Burası, Kayı obasının izlerini taşıyan, atların yayıldığı, Osmanlı’nın kuruluş hafızasını barındıran çok özel bir coğrafya.

Bu tarihi dokuya uygun şekilde, geleneksel Türk sporlarının yaşatıldığı örnek bir merkez inşa edilebilir.

Atlı okçuluk, cirit, geleneksel okçuluk gösterileri, oba kültürünü anlatan yaşam alanları, çocuklara tarih bilinci kazandıracak uygulama merkezleri ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek doğal bir tesis…

Betondan değil, ahşaptan ve doğayla uyumlu mimariyle inşa edilecek böyle bir merkez, Domaniç’in tarihini sadece anlatan değil, yaşatan bir turizm modeli oluşturacaktır.

Çünkü insanlar artık sadece gezmek istemiyor; yaşamak, hissetmek ve deneyimlemek istiyor.

Domaniç’in buna fazlasıyla uygun bir ruhu var.

Bu gezi bana şunu gösterdi:

Kütahya Valiliği önemli bir vizyon ortaya koyuyor.

Nafi Güral gibi memleketine gönülden bağlı isimler bu vizyonun arkasında duruyor.

Doğa, tarih ve kültür zaten bu topraklarda bütün ihtişamıyla varlığını sürdürüyor.

Şimdi yapılması gereken; bu değerleri doğru projelerle buluşturmak, eksikleri hızla gidermek ve Domaniç’i yalnızca Kütahya’nın değil, Türkiye’nin örnek doğa ve kültür turizmi merkezlerinden biri hâline getirmektir.

Çünkü Domaniç’in ihtiyacı yeni bir tarih yazmak değil.

Sahip olduğu tarihi, doğayı ve kültürü dünyanın dikkatine sunacak cesur bir vizyon ortaya koymaktır.

O gün geldiğinde, bugün yaptığımız bu gezi yalnızca bir basın programı olarak hatırlanmayacak; Domaniç’in hak ettiği değere ulaşma yolculuğunun başlangıç adımlarından biri olarak anılacaktır.

Elbette Domaniç’i anlatırken Kütahya’nın diğer değerlerini de göz ardı etmemek gerekiyor. Bu gezi daha çok Domaniç’in tarih ve doğa eksenli potansiyeline odaklanmış olsa da, Kütahya denildiğinde akla gelen ilk değerlerden biri olan dünyaca ünlü çinicilik geleneği başlı başına bir kültür hazinesidir. Asırlardır Anadolu’nun estetik anlayışını yansıtan Kütahya çinileri, bugün yalnızca bir el sanatı değil, aynı zamanda şehrin en güçlü kültürel markalarından biridir. Kütahya’nın tarihi, kültürel ve turistik zenginlikleri elbette birkaç günlük bir geziyle anlatılabilecek kadar sınırlı değildir. Bu nedenle Kütahya’nın diğer güzelliklerini ve şehrin taşıdığı potansiyeli bir sonraki yazıda daha geniş şekilde ele alacağım.

Bu Haberi Paylaş:
Add a comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bültenimize abone olun, Gündemden haberdar olun!

Abone olduğunuzda WorldTürk'ün Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş olursunuz.
WorldTurk Reklam Alanı