WTHA

Bültenimize abone olun, Gündemden haberdar olun!

Abone olduğunuzda WorldTürk'ün Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş olursunuz.
CANLI YAYIN

Dijital Dünyada Milli Çelişki

Ankara’da gerçekleştirilen bir Dijital Medya Çalıştayı’ nda dikkat çekici bir konu gündeme geldi. Dijital reklam pazarında oluşan gelirlerin önemli bir bölümünün yurt dışına aktarıldığı ve Türkiye’de üretilen ekonomik değerin küresel teknoloji şirketlerinin kasalarına gittiği ifade edildi.

Son dönemde milli takımımıza destek amacıyla hazırladığı reklam filmiyle dikkat çeken Türk Hava Yolları’nın kampanyası, bu tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Türkiye’nin en önemli markalarından biri olan Türk Hava Yolları, doğal olarak milyonlarca kişiye ulaşabilmek için uluslararası dijital mecraları tercih etti. Ancak bu durum, üzerinde düşünülmesi gereken daha büyük bir soruyu da beraberinde getiriyor.

Milli değerleri sahiplenen, ülkemizi dünyanın dört bir yanında temsil eden ve milli takımımıza destek veren kurumlarımız neden reklam bütçelerini büyük ölçüde yabancı sermayeli dijital mecralara aktarmak zorunda kalıyor?

WorldTurk Reklam Alanı

Şüphesiz burada Türk Hava Yolları’nı veya benzer kurumları eleştirmek doğru olmayacaktır. Çünkü günümüz iletişim dünyasında geniş kitlelere ulaşmanın en etkili yolları büyük ölçüde bu mecralardan geçmektedir. Ancak mesele tek tek kurumların tercihleri değil, ortaya çıkan tablonun kendisidir.

Bugün reklam için harcanan her bütçenin önemli bir kısmı Türkiye ekonomisinin dışına çıkmakta ve küresel teknoloji şirketlerinin gelir hanesine yazılmaktadır. Türkiye’de üretilen değer, Türkiye’de kazanılan gelir ve Türkiye’deki firmaların reklam harcamaları büyük ölçüde yabancı merkezli dijital ağlar üzerinden dolaşıma girmektedir.

Bu durum yalnızca ekonomik bir mesele değildir. Aynı zamanda dijital egemenlik, veri güvenliği ve medya bağımsızlığı meselesidir. Günümüzde iletişimin önemli bir bölümü yabancı merkezli dijital ağlar üzerinden yürütülmekte, haberler, reklamlar, kampanyalar ve hatta toplumsal gündem bu sistemlerin belirlediği kurallar çerçevesinde şekillenmektedir.

Öte yandan ortada dikkat çekici bir çelişki olduğu da inkâr edilemez. Bir tarafta yerli ve milli değerleri öne çıkaran kampanyalar, diğer tarafta ise bu kampanyaların duyurulması için ayrılan bütçelerin önemli bir bölümünün yurt dışındaki teknoloji devlerine aktarılması…

Dahası, iletişim stratejilerinin yalnızca yabancı merkezli dijital platformlar üzerine kurulması ciddi bir risk de barındırmaktadır. Bu platformların yönetim merkezleri ve karar mekanizmaları Türkiye sınırlarının dışındadır. Erişim kısıtlamaları, teknik sorunlar, algoritma değişiklikleri veya farklı ülkelerde alınan siyasi ve ticari kararlar, Türkiye’deki kurum ve kuruluşların hedef kitlelerine ulaşmasını doğrudan etkileyebilmektedir.

Yakın geçmişte yaşanan erişim sorunları bunun en somut örneklerinden biri olmuştur. Milyonlarca kişiye ulaşan iletişim kanallarının kısa süre içerisinde işlevsiz hâle gelebildiği görülmüştür. Bu durum, iletişim ağlarının yabancı merkezli yapılara aşırı bağımlı olmasının stratejik sakıncalarını açıkça ortaya koymaktadır.

Peki çözüm nedir?

Öncelikle yerli dijital medya ve iletişim girişimlerinin desteklenmesi gerekmektedir. Kamu kurumları ve özel sektör, reklam bütçelerinin belirli bir bölümünü yerli dijital platformlara yönlendirmelidir. Yerli yazılım ve teknoloji yatırımları teşvik edilmeli, dijital girişimcilik ekosistemi güçlendirilmelidir.

Bunun yanında yerli haber siteleri, video platformları ve dijital içerik ağlarının gelişimi stratejik bir öncelik olarak ele alınmalıdır. Reklam veren kuruluşlar yalnızca erişim rakamlarına değil, oluşturdukları ekonomik etkinin ülke içerisinde kalmasına da önem vermelidir.

Ayrıca yerel ve bölgesel televizyon kuruluşlarının desteklenmesi de büyük önem taşımaktadır. Yerel televizyonlar yalnızca yayın yapan kuruluşlar değil, aynı zamanda ülkenin medya çeşitliliğinin, iletişim güvenliğinin ve demokratik bilgi dolaşımının önemli unsurlarıdır. Reklam bütçelerinin belirli bir bölümünün yerel televizyonlara yönlendirilmesi hem bu kuruluşların ekonomik sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak hem de iletişim kanallarının çeşitlendirilmesine yardımcı olacaktır.

Türkiye, iletişim ve medya alanında tek bir mecraya veya yabancı merkezli yapılara bağımlı kalmadan kendi alternatiflerini güçlendirmek zorundadır. Çünkü güçlü bir ülke olmak yalnızca üretmekle değil, üretilen değerin ülkede kalmasını sağlayacak iletişim ve medya altyapısını kurmakla da mümkündür.

Bugün sorulması gereken soru şudur:

Milli takımımıza destek verirken, milli ekonomimizi ve medya gücümüzü de aynı kararlılıkla destekleyebiliyor muyuz?

Bu Haberi Paylaş:
Add a comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bültenimize abone olun, Gündemden haberdar olun!

Abone olduğunuzda WorldTürk'ün Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş olursunuz.
WorldTurk Reklam Alanı