WTHA

Bültenimize abone olun, Gündemden haberdar olun!

Abone olduğunuzda WorldTürk'ün Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş olursunuz.
CANLI YAYIN

Kan Bağı Sizin Olsun Bana Can Bağı Yeter

Biliyorsunuz ama yine de söyleyeyim: Kan bağı doğuştan gelir. Değiştirilemez ama her zaman güçlü değildir. Kırgınlıklar, uzaklıklar, düşünce farklılıkları ve farklı hayatlar bu bağı zayıflatabilir.

Akraba ya da kardeş olmak; aynı düşünmek, her davranışı onaylamak anlamına gelmez. Aynı ailede büyümüş olmak, birinin karasına “ak” deme zorunluluğu da getirmez. Herkesin karakteri, bakış açısı ve hayat deneyimi farklıdır.

Asıl mesele şu: Sırf aramızda kan bağı var diye bir insanla ömür boyu görüşmek zorunda mıyım? Hayır, kesinlikle hayır. Aynı yerden hissetmiyoruz, aynı duyguyu paylaşmıyoruz. Aramızda bir can bağı oluşmamışsa neden bunu kendime mecbur bırakayım?

WorldTurk Reklam Alanı

Can bağı seçilir. Dostluk olur, gönül bağı olur. Bu yüzden de daha derin ve daha kalıcıdır. Çünkü zorunluluktan değil, içten gelen bir bağlılıktan doğar.

Ne güzel sözdür:
“Kan bağı zorunlu arkadaşlıktır, can bağı gönüllü kardeşliktir.”

Bu hayatı kendi doğrularıma göre yaşıyorum. Öyleyse kan bağım olan herkesi sevmek zorunda mıyım? Hayır. Akrabalık bir bağdır ama otomatik olarak sevgi, saygı ve yakınlık getirmez. İnsan ilişkileri sadece kan bağıyla değil; davranışla, anlayışla ve yaşananlarla şekillenir.

Bana iyi gelmeyen, beni inciten ya da sürekli yoran birini sırf “akraba” diye idare etmek, hatalarını görmezden gelmek zorunda değilim. Tavsiye ederim, onlar da aynısını yapsın.

Kendime şu soruyu soruyorum:
“Bu insanla görüşmek bana iyi geliyor mu, yoksa beni yoruyor mu?”
Cevap ikincisiyse mesafe koyuyorum. Bu bencillik değil, kendini korumaktır. Hayat zaten yeterince yorucu; bir de kimseyi yük edemem kendime.

Tamam, duyuyorum söylediklerinizi:
“Kan bağı insanları birbirine bağlayan güçlü bir bağdır.”
Kabul ediyorum. Kan bağımı can bağıyla birleştirdiğim akrabalarıma da buradan kocaman selam olsun.

Ancak karşı tarafta adalet yoksa, merhamet yoksa, sağlıklı iletişim yoksa; baskı, manipülasyon ya da şiddet varsa…
Bu durumda “Ailemdir, katlanırım” diyerek haksızlıkları normalleştirelim mi?

Ben normalleştirmem diyenlerdenseniz, ben de aynı yerdeyim.

Haksızlık yapan aileden biri olsa bile, haksızlığa uğradığına inandığım yabancının yanında dururum. Eğer ben de bir gün bile isteye birine haksızlık yaparsam, sırf ailem diye kimse benim yanımda durmasın.

Kan bağı sorumluluk doğurur ama zulmü meşrulaştırmaz. Ayrıca bir insanın sana akraba olması, onun senin hayatına karışma hakkı olduğu anlamına da gelmez.

Bu yüzden günümüzde sıkça vurgulanan bir yaklaşım var:
“Sağlıklı sınır koymak.”
Gerçi ona da büyük burunlu bir isim koymuşlar ama neyse, biraz gülebiliriz.

Ez cümle;
Akrabalık bağı, saygı ve güven varsa anlamlıdır. Eğer bunlar yoksa ve ilişki sürekli zarar veriyorsa, o bağı sorgulamak ve gerekirse uzaklaşmak huzuru seçmektir.

Bu Haberi Paylaş:
Add a comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bültenimize abone olun, Gündemden haberdar olun!

Abone olduğunuzda WorldTürk'ün Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş olursunuz.
WorldTurk Reklam Alanı