SOKAĞIN NABZI 14. BÖLÜMÜN KONUĞU: KÖKSAL YILDIRIM « World Turk

14 Nisan 2024 - 15:11

SOKAĞIN NABZI 14. BÖLÜMÜN KONUĞU: KÖKSAL YILDIRIM

SOKAĞIN NABZI 14. BÖLÜMÜN KONUĞU: KÖKSAL YILDIRIM
Son Güncelleme :

06 Ocak 2024 - 23:22

115 views

Programı lingi tıklayıp izleyebilirsiniz

https://www.olusumhaber.com/video/olusum-haber-tv-sokagin-nabzi-14-bolum/211/

Sokağın Nabzı 14. Bölümün Konuğu Cumhuriyet Halk Partisi Seferihisar Belediye Başkanlığı Aday Adayı Köksal Yıldırım

Cumhuriyet Halk Partisi Seferihisar Belediye Başkanlığı Aday Adayı Köksal Yıldırım, Oluşum Haber’in, Sokağın Nabzı programının 2. kez konuğu oldu. 
Seferihisar’da son zamanlarda sıklıkla konuşulan Yıldırım’a, bu süreçte yürüttüğü çalışmaları ve bu denli konuşulmasının sebebi soruldu. Yıldırım sözlerine şöyle başladı;
“Beni  programa 2 kez davet ettiğiniz için teşekkür ediyorum, bu benim için mutluluktur. Öncelikle şunu söylemek istiyorum; geçtiğimiz gün Cumhuriyet Halk Partisi aday adaylarından, değerli abimiz Levent Aşçıoğlu’nu kaybettik. Ailesine, Seferihisarımıza, Parti üyelerimize ve tüm hemşerilerimize başsağlığı diliyorum. Cenazesine katıldım, bir insanın hayatta sevilmesinin ne kadar değerli bir şey olduğunu gördüm. Neredeyse binlerce diyebileceğimiz insan vardı, kente ne kadar çok sevildiğini görmüş olduk. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Şehidimiz Fethi Sekin’i de rahmetle anıyorum. Bir toplum için kendini feda etti, kendini feda etmenin cesaretini gösterdi. Yüzlerce canı kurtarmak için kendi canını feda etti. Mekanı cennet olsun, toplumumuzun başı sağ olsun.
Sorduğunuz soruya yanıt vereyim, bir planla çalışıyoruz. Sizinle programı 12 Aralık’ta yapmıştık, bugün 5 Ocak. Epey bir zaman geçti ama bu zaman diliminde planladığımız işlerde hızla yürüdüğümüzü gördük. Bir aday adayından daha çok aday gibi çalışmaya başladık.”

 

Bu sürece nasıl hazırlandınız?
“Öncelikle bir planlama yaptık. Aday adayı olmaya karar verdiğimizde arkadaşlarımızla oturduk ve bir planlama yaptık. 2 tane PR ekibi kurduk. Bu 2 ekibin birisi Ankara’da, o daha çok medya işlerimizi planlayıp kenti görünürlüğümüzü arttırmak adına çalışıyorlar aynı zamanda kampanyaya yön veriyorlar. Ankara’nın kıymetli ekiplerinden birisidir. İkincisi Seferihisar’da, burada bir ekibimiz var. Güne mutlaka onlarla toplantı yaparak başlıyoruz. Sonrasında günü nasıl geçireceğimizi, haftayı nasıl geçireceğimizi, ayı nasıl geçireceğimizi daha önceden yapmış olduğumuz planlarımıza uygun şekilde değerlendirmek üzere konuşuyoruz. Şu anda ilçede bizi de şaşırtan bir sonuçla karşı karşıyayız. Biz durumun böyle olacağını tahmin ediyorduk ama umduğumuzdan daha da fazla bir karşılık bulduk. ”

 

Anket çalışmanız var mı, değerlendirmeniz nasıldır?
“Evet var, süreç başladığında bir tanınırlık anketi yaptırdığımda yaklaşık 20’lerin biraz üzerinde çıkmıştık yani her 4 vatandaştan biri bizi tanıyor görünüyordu. Şu anda seferihisarlı her 4 vatandaştan 3’ü bizleri tanıyor.
Yoğun ve güçlü bir kampanya oldu. Ezgi hanım bu sürecin tamamına şahit. İlk billboardları yapmaya karar verdik, çıkmaya karar verdik. Başlayacağımız zaman, ‘Ne var elimizde?’ dediğimde Ezgi hanım dedi ki ‘Köksal abi ilk sen teklif ediyorsun.’
O günden bugüne gerçekten bizim umduğumuzun ve planladığımızın çok ötesinde bir kampanya oldu. Bu karşılığın etkisini çok yoğun bir şekilde gördük ama mesele tek başına reklam yapmak, billboardlarda, afişlerde, el ilanlarında olmak değil halktan karşılığın olmasıdır. Anadolu’da çok sevilen bir laf vardır; ‘Gönülden gönüle bağ kurduk.’ bunu başardık, dokunduğumuz, gözüne baktığımız… Ben herkesle konuşurken gözüne bakarım, çekinmem rahat davranırım çünkü anlatacaklarım ve söyleyeceklerim var. Gözüne baktığınızda insanlar size sarılıyor.’

 

Halkın en büyük sorunu ne, sizden neyi talep ediyorlar?
“Daha ilginç bir anekdotla buna cevap vereyim; geçen hafta bunu çok yoğun yaşadım 2 haftada bir iki kere de yaşıyorum. Sabah saat 8.30’da henüz kahvaltı yaparken, evden çıkmamışken telefonum çaldı. Telefonu açtım, ‘Buyrun?’ dedim. ‘Seferihisar Belediyesi mi?’ dedi. Dedim ki ‘Allah söyletiyor, henüz değil ama olabilir olursa da mutlu olurum.’ adımın Köksal Yıldırım olduğunu söylediğimde,’Aa Köksal Bey siz misiniz, biz belediyeyi arıyoruz zannettik.’ dediler.
Biraz özdeşleştirme olduğunu düşünüyorum. Seferihisar ve belediye dendiğinde tüm yurttaşların kafasında böyle bir şey oturmuş çünkü gidiyoruz ve gittiğimiz yerlerde sorunlar anlatılıyor, biz de çözümleri anlatıyoruz. Sanırım yurtdışının kafasında Köksal-belediye-Seferihisar arasında bir bağ oluştu.”

 

Gastro turizm ile ilgili projelerine gelen yorumlardan dolayı yapılan paylaşımların eleştiri almasının kendisini mutlu ettiğini söyleyen Yıldırım, henüz aday değil aday adayı olduğunu söyledi. Diğer partilerden gelen kendisine ilişkin yorumları hakkında ‘Anlattıklarımız yerine ulaşmış.’ ifadesini kullandı. Yıldırım, Seferihisar’da ki ekibi hakkında şunları söyledi;
“Buradaki ekibimiz akademisyen veya profesyonellerden oluşmuyor. Ekibimizdeki arkadaşlar doğrudan kampanya aracını kullanan arkadaşımız, sekreteryamızı tutan arkadaşımız, sahada birebir el ilanlarına dağıtan arkadaşımız… Tamamı genç ve tamamı gönüllü arkadaşlarımız. Hiçbir arkadaşımız ücret talep etmiyor. Çünkü biz arkadaşlarımıza geri dönüşleri soruyoruz. Vatandaşın tepkilerini soruyoruz. Bunun yanı sıra tabii ki akademisyen arkadaşlarımız var, birlikte yol yürüdüğümüz yani dönem dönem bize süreci açıklayan arkadaşlarımız var. Biz sabah saatlerinde Seferihisar’da ekibimizle yaptığımız toplantıda, online Ankara’ya mutlaka 5 dakika olacak şekilde bağlanırız. Onlar bizi ölçüyorlar ve diyorlar ki; ‘Sokağa bugün çıkmayalım derneklere gidelim, bugün buna gerek yok.’ çünkü oradaki arkadaşlar bizim vaktimiz buna uygun değil ama bizim paylaştığımız her gönderi ve videonun altındaki yorumları tek tek okuyoruz. Bizim bir ekibimiz bunlarla ilgileniyor. Aynı zamanda Oluşum Haber’de paylaşılan bir videomuzun altına gelen yorumları da okuyoruz. Oradaki insanlara sosyal medya üzerinden ulaşıyoruz, sonra kendileri ile telefonlaşıyoruz. Hiçbir şey yapmasanız bile bu çalışma yurttaş ile sizin aranızda derin bir bağ kuruyor.”

 

Aday adayları neden eleştiri yapmıyor?
“Biz yapacaklarımızı anlatırken durumu anlatmış oluyoruz. Örneğin 1. sorunumuz yol ve bunu yapacağımızı söylediğimiz zaman durum tespiti yapmış oluyoruz. Yani neyin eksik olduğunu da tespitini yapıyoruz. Bunlar karşılık buluyor ve bunların karşılık bulduğunu vatandaştan çok net görebiliyoruz. Ben eleştirmekten çekinmem ama sizin 1 programınızda şunu söylemiştim; ben parti kökenli bir adamım. Hem Ankara’da hem İzmir’de il başkan yardımcılığı yaptım. Yerel yönetimlerden sorumluydum. Prensip olarak kendi belediyemizi tabii ki eleştirmeyiz. Siz de bana demiştiniz ki ‘Haksızlık olduğunda söylemeyecek misiniz?’ kendi doğrumuzu söyleyeceğiz. Kendi doğrumuz her şeyi ifade ediyor bence. ”

 

Belediye Başkanı Yetişkin kendisine 10 üzerinden 7 vermişti. Sizin puanlamanız nedir?
“Halk puanını muhakkak vermiştir. En uygun puanı verdiğinden şüphem yoktur. İsmail bey dostum, arkadaşımdır aynı zamanda kendisiyle özel bir hukukumuz vardır. Kendisine puan vermek benim haddim olmaz, yurttaşın takdiri önemli ve değerlidir.”

 

Adayları açıklama süresinin bu denli uzamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Planlamanızla ilgili bir durum. Örneğin ben kendi planımı şöyle yaptım;  31 Ocak’a kadar kendime aday adaylığı sürecimde zaman tarif ettim. Ben 31 Ocak’a kadar açıklanabilir diye düşünüyorum. Şubat’ın ilk haftası bile olabilir diye düşünüyorum.
Siyasetin bu tür yarışları bir maraton gibidir. Yani nefesinizi ona göre ayarlamalı, ilişkilerinizi ona göre kurmalısız. Gördüğünüz gibi iş saman alevi gibi bir anda yükselebiliyor. Seferihisar’ı kastetmeden tamamı için konuşuyorum, bazı arkadaşlarımız bazen gaza basıp yoğun çalışıyorlar bazı günler ise sokakta kimse olmuyor. Çünkü nefeslerini ayarlamıyorlar, siyaset uzun bir iştir ve bu maratonda ben kendimi 1. etabın 31 Ocak’ına göre hazırladı,  2. etabını da yani diğer adaylaşma sürecini de eşimden ve ikinci kızımdan da 31 Mart’a kadar izin aldım. Dedim ki ‘Seçim kampanyası yürüteceğiz bana 31 Mart’a kadar izin verin.’

 

Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki durumun yanı sıra Ak Partisi’de de bir sessizlik var, bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
” Ahmet Bey (Eski Ak Parti İlçe Başkanı) sanki durumu netleştirmiş. Rakip olarak bizi tarif etmiş. Umarım kendisi de aday olur. Çok seviniriz, çok iyi olur. Şunu söylemek istiyorum, çok yoğun bir sahadayız. Sabahtan akşama kadar gün içerisinde yurttaşla görüşüyoruz. Akşamları dernek, site vesaire toplantılar yapıyoruz. Toplumun her kesimi ile görüşmeler yapıyoruz çünkü ana stratejimiz şudur: el ilanları veya tanınırlık tamam bunu bir kenara koyuyoruz ama mutlaka kişisel temas gerekiyor. Sonuçta insanlar sizi görmek istiyor size dokunmak istiyor sizin anlattıklarınıza bakmak istiyor. Tüm bu anlattıklarımdan şunu çok net söyleyebilirim; eğer Seferihisar’da Cumhuriyet Halk partisi’nden aday olabilirsek Seferihisar tarihinin en yüksek oyuyla kazanacağız.”

 

Röportajin sonlarına doğru Yıldırım projelerini sıraladı.
•Halkın birincil sorunları anında çözülecek. İhbar hattımıza gelen problemlerin anında tespiti ve çözümü sağlanacak.
•Kent baştan aşağı temizlenecek! Kentin cıvıl cıvıl olması için derin temizlik yapılacak.
•Mart ayında seçimi kazandığımız zaman yaz nüfusumuzun çok olmasından kaynaklı hızlıca sahil düzenlemelerimizi gerçekleştireceğiz.
•Her mavi Bayraklı sahilimize hemen halk kafeleri açacağız.
•Seferihisar’ın, köylünün ve tarımın kurtulabilmek için Agro-turizmi hayata geçirip şeflerimizi getireceğiz.
•Şehir planlayıcılar,  peyzaj mimarları ve mimarlarla bir dakika bile vakit harcamadan hemen protokol imzalayacağız. Bu kentin peyzajı için çalışmalar yürüteceğiz.
•Belediyede ‘Fikrim Var’ ismi ile bir bölüm açacağız. ‘Kent için fikrim var kente katkım olsun.’ sloganıyla kentimizin aldığı nitelikli göçü, kentin ihtiyaçları doğrultusunda değerlendireceğiz.

 

Seferihisar ‘Hobi Bahçeleri’ ile neden boğuşuyor?

 

Aday Adayları yoklama süreci nasıl geçti?

Tüm maddeler ve detaylı açıklamaları Oluşum Haber’de, Sokağın Nabzı’nda sizlerle…

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.