WTHA

Bültenimize abone olun, Gündemden haberdar olun!

Abone olduğunuzda WorldTürk'ün Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş olursunuz.
CANLI YAYIN

Saadet Partisi Denizli İl Başkanı Özeren: “Bir Çocuğun Eğitim Hakkı, Ailesinin Geçim Mücadelesine Dönüşmemeli”

Saadet Partisi Denizli İl Başkanı Özeren: “Bir çocuğun eğitim hakkı, ailesinin geçim mücadelesine dönüşmemeli”

Saadet Partisi Denizli İl Başkanı Av. Abdullah Özeren, eğitim giderlerinin aileler üzerindeki ekonomik yüküne dikkat çekti. Özeren, kırtasiye, okul kıyafeti, ulaşım ve beslenme masraflarının çocukların eğitim hayatını zorlaştırdığını belirterek, “Hiçbir çocuk, okumak istediği için ailesine yük olduğunu hissetmemelidir” dedi.

Saadet Partisi Denizli İl Başkanı Av. Abdullah Özeren ile Türkiye’de eğitim giderlerinin aile bütçelerine etkisini, çocukların beslenme sorunlarını ve eğitimde fırsat eşitliğini konuştuk. Özeren, eğitimin anayasal güvence altında temel bir hak olduğunu ancak okula gitmenin ve eğitim hayatını sürdürmenin aileler için giderek daha ağır bir ekonomik yük hâline geldiğini ifade etti.

WorldTurk Reklam Alanı

“Bir çocuğun gündemi ailesinin geçim sıkıntısı olmamalı”

“Annem ve babam beni okutmak için neden bu kadar çok çalışmak zorunda? Okutmak neden bu kadar zor?” sorularının, çocukların yaşadığı ekonomik sıkıntıları ortaya koyduğunu belirten Özeren, bir çocuğun gündeminde ailesinin geçim mücadelesinin değil, derslerinin, arkadaşlarının ve geleceğe dair hayallerinin bulunması gerektiğini söyledi.

Türkiye’de birçok ailenin çocuklarının eğitim ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kendi ihtiyaçlarından vazgeçtiğini, borçlandığını veya daha fazla çalışmak zorunda kaldığını belirten Özeren, özellikle dar gelirli ailelerin yaşadığı sıkıntıların her geçen gün ağırlaştığına dikkat çekti.

Eğitim ücretsiz ancak okula gitmek pahalı

Devlet okullarında zorunlu eğitimin ücretsiz olduğunu ancak eğitim sürecinde ortaya çıkan giderlerin ailelere önemli bir maliyet yüklediğini vurgulayan Özeren, kırtasiye, okul kıyafeti, ulaşım, beslenme ve yardımcı kaynak giderlerinin aile bütçelerini zorladığını ifade etti.

2026–2027 eğitim öğretim yılına ilişkin araştırmalara dikkat çeken Özeren, bir öğrencinin yalnızca kırtasiye ve okul kıyafeti masraflarının ilkokulda 22 bin 263 TL, ortaokulda 23 bin 566 TL, lisede ise 26 bin 228 TL’ye ulaştığını belirtti. Ulaşım giderlerinin de eklenmesiyle maliyetin daha da yükseldiğini ifade eden Özeren, uzun mesafe servis kullanan bir ilkokul öğrencisinin kırtasiye, giyim ve dokuz aylık ulaşım giderinin toplam 77 bin 559 TL’yi bulabildiğini kaydetti.

Bu tutarın 28 bin 75 TL olarak belirtilen asgari ücretin yaklaşık 2,8 katına karşılık geldiğini dile getiren Özeren, okul masraflarının yalnızca eğitim yılının başlangıcında ortaya çıkmadığını, beslenme ve ulaşım gibi giderlerin yıl boyunca devam ettiğini söyledi. Birden fazla çocuğu okula giden ailelerin ise çok daha ağır bir ekonomik yükle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Çocukların beslenmesi de ekonomik sorun hâline geldi

Artan hayat pahalılığının çocukların okulda beslenmesini de zorlaştırdığını ifade eden Özeren, araştırmalara göre okul kantinlerindeki fiyatların son bir yılda ortalama yüzde 35,35 arttığını, bir tostun fiyatının 95 TL’ye, üç çeşit tabldot yemeğin fiyatının ise 270 TL’ye ulaştığını aktardı.

Özeren, aynı araştırmalarda öğrencilerin yüzde 31’inin kahvaltı yapmadan okula gittiğini, yüzde 19,2’sinin ise maddi imkânsızlıklar nedeniyle son bir ay içinde en az bir gün yemek yiyemediğini belirttiğini ifade etti.

Bu tablonun eğitimde fırsat eşitliğinin yalnızca derslik ve öğretmen sayısıyla sağlanamayacağını gösterdiğini söyleyen Özeren, çocukların sağlıklı beslenmesinin, okula güvenli şekilde ulaşmasının ve temel eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasının eğitim hakkının ayrılmaz parçaları olduğunu vurguladı.

“Ailelerin gelir düzeyi çocukların eğitim imkânlarını belirlememeli”

Eğitimin temel amaçlarından birinin, çocuklara ailelerinin ekonomik durumundan bağımsız olarak eşit fırsatlar sunmak olduğunu belirten Özeren, mevcut ekonomik koşulların bu hedefi zayıflattığını ifade etti.

Bir tarafta özel derslere, kurslara ve farklı eğitim imkânlarına erişebilen çocukların, diğer tarafta ise beslenme çantasını doldurmakta zorlanan ailelerin çocuklarının bulunduğuna dikkat çeken Özeren, bu şartlarda fırsat eşitliğinin sağlanmasının güçleştiğini söyledi.

Eğitimdeki ekonomik eşitsizliklerin yalnızca bugünü değil, çocukların geleceğini de etkilediğini belirten Özeren, yeterli eğitim imkânlarına ulaşamayan çocukların ilerleyen yıllarda daha fazla sosyal ve ekonomik güçlükle karşılaşabileceğini dile getirdi.

Eğitim giderleri çocukların psikolojisini de etkiliyor

Eğitim masraflarının yalnızca aile bütçesinde değil, çocukların psikolojik dünyasında da etkiler oluşturduğunu ifade eden Özeren, ailesinin geçim sıkıntısını gören çocukların kendi ihtiyaçlarının bu sıkıntıyı artırdığını düşünebildiğini söyledi.

Çocukların yeni bir çanta istemekten, okul gezisine katılmaktan veya yardımcı kitap talep etmekten çekinebildiğini belirten Özeren, anne ve babasının kendisini okutabilmek için daha fazla çalıştığını gören bir çocuğun henüz küçük yaşta ekonomik sorumluluk hissetmeye başlayabildiğine dikkat çekti.

Özeren, çocukların görevinin ailelerinin geçim sıkıntısını düşünmek olmadığını belirterek, onların güven içinde büyümesi, öğrenmesi ve geleceğe hazırlanması gerektiğini vurguladı.

Saadet Partisi’nden eğitimde fırsat eşitliği için çözüm önerileri

Saadet Partisi olarak eğitimi bir ayrıcalık değil, her çocuğun eşit şekilde yararlanması gereken temel bir hak olarak gördüklerini belirten Özeren, Milli Görüş anlayışında insanın bütün ekonomik ve sosyal politikaların merkezinde yer aldığını ifade etti.

Eğitim politikalarının sosyal adaleti, fırsat eşitliğini ve insan onurunu esas alması gerektiğini belirten Özeren, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

  • Zorunlu eğitim gerçek anlamda ücretsiz olmalı. Temel kırtasiye malzemeleri ve eğitim materyalleri kamu tarafından karşılanmalı.
  • Okullarda ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemek verilmeli. Hiçbir çocuk ekonomik nedenlerle aç kalmamalı.
  • Öğrencilerin ulaşım giderleri azaltılmalı. Dar gelirli ailelerin çocuklarına ücretsiz veya destekli ulaşım imkânı sağlanmalı.
  • Eğitim destekleri artırılmalı. Ailelere verilen yardımlar, çocuk sayısı ve artan eğitim giderleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmeli.
  • Devlet okullarının imkânları güçlendirilmeli. Okullar arasındaki nitelik farklılıkları azaltılarak her çocuğa eşit eğitim fırsatı sunulmalı.
  • Eğitime ayrılan kamu kaynakları artırılmalı. Kaynakların dağıtımında ihtiyaç sahibi öğrenciler ve dezavantajlı bölgeler önceliklendirilmelidir.

“Eğitim bir lütuf değil, haktır”

Eğitim giderlerinin ailelerin ekonomik gücüne ve fedakârlığına bağlı olmaması gerektiğini vurgulayan Saadet Partisi Denizli İl Başkanı Av. Abdullah Özeren, bir ülkenin geleceğine yapabileceği en önemli yatırımın çocuklarına eşit ve nitelikli eğitim imkânları sunmak olduğunu belirtti.

Özeren, hiçbir anne ve babanın çocuğunu okutabilmek için temel ihtiyaçlarından vazgeçmek zorunda kalmaması gerektiğini ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:

“Hiçbir çocuk, okula gidebildiği için ailesine mahcup olmamalıdır. Bir çocuğun okumak istemesi, ailesi için bir geçim mücadelesine dönüşmemelidir. Çünkü eğitim bir lütuf değil, haktır.”

Bu Haberi Paylaş:

Bültenimize abone olun, Gündemden haberdar olun!

Abone olduğunuzda WorldTürk'ün Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş olursunuz.
WorldTurk Reklam Alanı