NİHAT DİRİM BELGESELİ KARŞI YAKADAKİ FOÇADA GÖSTERİLDİ
İzmir’in Foça İlçesi’de 1989-1999 yılları arasında belediye başkanlığı yapan ve efsane başkan olarak anılan Ahmet Nihat Dirim’in belgeseli Yunanistan’da Foça’dan mübadelede gidenlerin kurduğu aynı isimli kentte(Palea Fokea) (Eski Foça’da) düzenlenen etkinlikte gösterildi. Foça’dan gösterim için gelenlere büyük ilginin gösterildiği etkinlikte, birlikte halaylar çekildi, anılar paylaşıldı, duygusal anlar yaşandı.
Gösterim programı yerel yetkililerin hoş geldin, organizasyonu sağlayan Palea Fokea eski belediye başkan yardımcılarından Zacharo Fratzeskou, kameraman ve seslendirmen İlhan Dal ve yönetmen Hakan Barçın’ın açılış konuşmalarıyla başladı.
GERÇEK DOSTLAR KARDEŞ ŞEHİRLER BULUŞTU
Duygusal bir konuşma yapan Zacharo Fratzeskou, Foça ve Nihat Dirim ile nasıl bağlantı kurduklarını ve dostlukların nasıl başladığını anlattı. Zacharo Fratzesko; “Bu gece Türkiye’nin Foça şehrinden merhum belediye başkanı Nihat Dirim’e adandı. Nihat Dirim açık yürekli, açık fikirli bir insandı. Barışa inanırdı. Yaklaşımları halkların barış içinde yaşamasına yönelikti. Foça’ya gittiğimiz ilk gece bize evlerini açtılar. Yunanlı ve Türklerden, yüzyılın başında birlikte yaşamış yaşlı insanlar, birlikte şarkılar söylediler. Türkçe şarkılar. 1992’de başlayan bu sürecin devamı niteliğinde birlikte pek çok seyahat gerçekleştirdik. Türkiye, Yunanistan ve İspanya’ya. Fokea’dan Türkiye’ye, Foça’dan Yunanistan’a gitme ve kültürel alışverişler yapma fırsatı bulduk. Bu gece gerçek dostlukla, kardeş şehirler buluşuyor. Foça ve Palea Fokea” dedi.
GELECEK ORTAK UMUDUMUZ
İlhan Dal konuşmasında; “Bir asır önce karşı kıyılara savrulmuş insanların torunları olarak, bugün aynı masanın etrafında buluşabiliyorsak demek ki bizi birbirimize bağlayan şey yalnızca geçmiş değil, aynı zamanda geleceğe dair ortak umudumuzdur” cümlelerine yer verdi.
BU DENİZ BİZİ BİRLEŞTİRİYOR
Belgeselin Yönetmeni Hakan Barçın ise ortak denize ve bu denizin birleştiriciliğine vurdu yaptı. Hakan Barçın; “Benim için bu akşam burada olmak, yönetmenliğini yaptığım bir belgeselin gösterimine katılmaktan çok daha büyük bir anlam taşıyor. Bizim ortak denizimiz Ege Denizi. Benim oğlumun adı da Ege. Belki bu yüzden bu denize her baktığımda onu yalnızca iki yakayı ayıran bir deniz olarak göremiyorum. Çünkü burada, sizlerle birlikte olunca insan çok daha iyi anlıyor. Deniz ayırmıyor. Deniz birleştiriyor.Rüzgârımız aynı, Martılarımız aynı, Balıklarımız aynı, Yemeklerimiz aynı, Ezgilerimiz aynıve bugün burada olmamızın sebebi de aynı. Hatıralarımız. Hikâye aslında yıllar önce küçük bir telefonla başlıyor. Türkiye ile Yunanistan arasında ilişkilerin çok gergin olduğu günlerde. O dönemin Palea Fokaia Belediyesi Başkanı Dimitrios Magiras ve Başkan Yardımcısı olan sevgili Zaharo, Foça’da henüz yeni seçilmiş belediye başkanı Nihat Dirim’i arıyor. Birbirlerini tanımıyorlar. Zaharo diyor ki:”Burada yaşayan yaşlı bir mübadil var… Ölmeden önce doğduğu toprakları, Foça’yı son bir kez görmek istiyor.” Nihat Dirim’in cevabı ise sadece bir cümle oluyor:”Hemen gelin… Bugüne kadar neredeydiniz?”. Belki de bazen tarihi değiştiren şey, uzun konuşmalar değildir. İki insanın birbirine güvenerek açtığı bir telefondur. İşte biz bugün burada, o telefonun açtığı yolda buluştuk. Bugün Foça ile Palea Fokaia arasında hâlâ yaşayan bir dostluk varsa, bunu büyük ölçüde Nihat Dirim’e ve sevgili Zaharo’ya borçluyuz. Belgeseli hazırlarken, Foça’da, Palea Fokaia’da, Midilli’de çekimler yaptık. Her yerde aynı şeyi gördük. Diller değişebiliyor. Bayraklar değişebiliyor. Ama insanların gözlerindeki ışık değişmiyor. Doğdukları şehri anlatırken yüzlerinde aynı özlem beliriyor. Çünkü özlem pasaport sormuyor. Nihat Dirim de bütün bunların değerini yıllar önce anlamıştı. Ama bugün görüyorum ki, Onun şehri yalnız Foça değilmiş. Burada, Palea Fokaia’da da onu seven insanlar var. Çünkü sevgi sınır tanımıyor. Dostluk sınır tanımıyor. Barış sınır tanımıyor. Ve işte bu akşam bunun en güzel kanıtı. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum.” dedi.
Alkışlarla tamamlanan belgesel gösteriminin ardından Türk ve Yunanlı katılımcılar iki dilden çalan şarkılar eşliğinde halay çekti. Günün anısına teşekkür plaketlerinin takdiminin ardından fotoğraf çekimiyle gösterim programı sona erdi.
Seyfi GÜL





