Yemen: Bir Umudun, Bir Kuşağın Yemen’de Kalan İzleri
Bir coğrafyanın kaderini bazen kalın tarih kitapları değil, bir evin penceresinden süzülen tek bir dize anlatır. “Yemen bizim neyimize / Şivan düştü evimize…” Anadolu’nun neresine gitseniz bu feryadın yankısını duyarsınız. Osmanlı’nın son demlerinde gidenin dönmediği, kızgın kumların koca bir kuşağı yuttuğu o uzak diyar, bizim için sadece bir cephe değil; evlerimizin ortasına düşen bitmek bilmez bir kor, bir yetim kalış öyküsüdür.
Benim için bu öykü, mürekkeple yazılmış bir tarih bilgisinden ibaret değil; doğrudan damarlarımda taşıdığım bir miras. Baba tarafından büyük dedem Mahmut, o kızgın çöllerde, Yemen’de şehit düştü. Ailenin diğer yarısında, anne tarafından büyük dedem İsmail ise Boğaz’ın serin sularına bakarak Çanakkale’de son nefesini verdi. Bir tarafım Yemen’in kavurucu sıcağında bir fatiha bekler, diğer tarafım Çanakkale’nin siperlerinde…

Yemen ağıtları, sadece yakılmış birer türkü değildir; bir milletin hafızasına kazınmış sözlü tarih belgeleridir. Anaların “Yavrularım yetim kaldı” derken döktüğü gözyaşı, Anadolu toprağının harcına karışmıştır. Mahmut Dedem gibiler geri dönmedi; geride gözü yaşlı eşler, babasının yüzünü hiç göremeyen yetimler ve odaların başköşesine asılı kalan boş asker elbiseleri bıraktılar. Birkaç yıl sonra İsmail Dedem gibiler de Çanakkale’de memleketin son kalesini savunurken toprağa düştüler.
Anadolu işte böyle ayakta kaldı. Bir neslin yok oluşu pahasına, Yemen’den Çanakkale’ye, Sarıkamış’tan Dumlupınar’a kadar uzanan o devasa fedakarlıkla bu vatan yurt kılındı.
Bugün başımızı kaldırıp bu topraklarda huzurla yürüyorsak, arkamızda gidenin arkasından ağıt yakan ama vatanı için susan o mahzun ve dik duruşlu ailelerin duası var. Yemeni, Çanakkale’yi ve bu toprağa düşen Her bir kınalı kuzuyu unutmak, kendi köklerimizi unutmaktır.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Anadolu’nun her bağrında, Mahmutların ve İsmaillerin aziz hatırası sonsuza dek yaşayacak.
Sonuç olarak 110 yıl önceki hataya düşmeyelim. Tarih tekerrür etmesin. Tarihten ders alalım. Başkaları için Yemen çöllerinde çocuklarımız heder olmasın.
Yemen bizim neyimize?
Şivan düştü evimize
Bak yavrular yetim kaldı
Güvenmeyin beyinize…
Yemen Türküsü
Havada bulut yok, bu ne dumandır?
Mahlede ölüm yok, bu ne figandır?
Şu yemen elleri ne de yamandır
Anu Yemen’dir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir?
Burası Huş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir?
Mızıka çalınır, düğün mü sandın?
Al yeşil bayrağı gelin mi sandın?
Yemene gideni gelir mi sandın?
Anu Yemen’dir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir?
Burası Huş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir?
Kışlanın önünde redif sesi var
Bakın çantasında acep nesi var
Bir çift kundurayla bir de fesi var
Anu Yemen’dir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir?
Burası Huş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir?
Burası Huş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir?
Daha fazla haber için belediye bölümünü ziyaret ediniz…
Farklı haberler için youtube, facebook, x sosyal medya hesaplarımızı takip ediniz…
