Denizleri, kıyıları ve doğal yaşamı koruma çalışmaları yaygınlaşıyor
Antalya Valisi Hulusi Şahin, temiz denizler, dumansız plajlar, atıkların kaynağında önlenmesi ve deniz canlılarının korunmasına yönelik çalışmaları değerlendirdi. Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi kapsamında yürütülen projelerle çevre bilincinin yaygınlaştırılması ve doğal mirasın gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.
Gazeteci ve belgeselci İsmail Kahraman, Antalya Valisi Hulusi Şahin’i ziyaretinde kentin tarihî ve kültürel mirasının yanı sıra doğal zenginliklerini korumaya yönelik çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyarette geçmiş yıllara uzanan gazetecilik ve belgeselcilik hatıraları da konuşuldu.
MAVİ AKDENİZ İNİSİYATİFİ İLE BÜTÜNCÜL ÇEVRE YAKLAŞIMI
Antalya Valiliği koordinasyonunda yürütülen Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi, deniz ve kıyı kirliliğinin azaltılması, su kaynaklarının korunması ve toplumda çevre duyarlılığının artırılmasını amaçlıyor.
Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğini esas alan çalışmalar kapsamında yalnızca kıyılardaki atıkların temizlenmesi değil, kirliliğin kaynağında önlenmesi de hedefleniyor.
Denizlere ulaşan plastik atıkların azaltılması, akarsuların temiz tutulması, geri dönüşümün teşvik edilmesi ve vatandaşların çevre konusunda bilinçlendirilmesi, girişimin temel başlıkları arasında yer alıyor.
DUMANSIZ PLAJ UYGULAMASI 60’TAN FAZLA PLAJA ULAŞTI
Antalya’da çevre koruma çalışmaları kapsamında hayata geçirilen dumansız plaj uygulaması da yaygınlaşıyor.
Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında 4 Haziran 2026’da Kaş’taki Kaputaş Plajı’nda başlatıldığı açıklanan uygulamayla, sigara izmaritlerinden kaynaklanan sahil kirliliğinin azaltılması ve vatandaşların temiz hava hakkının korunması amaçlanıyor.
Antalya Valiliğinin eylül ayında paylaştığı bilgilere göre uygulama 60’ın üzerinde plaja ulaştı.
Özellikle çocukların ve ailelerin kullandığı sahillerde daha temiz ve sağlıklı alanlar oluşturulmasını hedefleyen uygulamanın kalıcı sonuç vermesinde denetimlerin, bilgilendirme çalışmalarının ve vatandaşların desteğinin önemli olduğu vurgulanıyor.
28 DERE AĞZINA ATIK TUTUCU BARİYER KURULMASI PLANLANIYOR
Deniz kirliliğiyle mücadelede önemli adımlardan biri de karadan denize taşınan atıkların önlenmesi.
Antalya Valiliğinin 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre Antalya Ticaret ve Sanayi Odası ile imzalanan iş birliği protokolü kapsamında kentteki 28 dere ağzına atık tutucu bariyerler kurulması planlanıyor.
Proje sayesinde akarsular aracılığıyla denize taşınan plastik ve benzeri yüzer atıkların denize ulaşmadan tutulması hedefleniyor.
Çalışma, deniz kirliliğiyle mücadelenin yalnızca deniz yüzeyindeki atıkların temizlenmesiyle sınırlı kalmaması, kirliliğin oluştuğu ve taşındığı noktalarda da önlem alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
TEK KULLANIMLIK PLASTİKLERİN AZALTILMASI HEDEFLENİYOR
Antalya’da çevre dostu alışkanlıkları yaygınlaştırmak amacıyla başlatılan projelerden biri de “Tekrar Kullan, Atığı Azalt” sloganıyla yürütülen içme suyu istasyonları çalışması.
Antalya Valiliğinin 5 Haziran 2026 tarihli açıklamasında, ilk aşamada Antalya Millet Bahçesi’nde iki içme suyu istasyonunun hizmete açıldığı ve kent genelinde 17 istasyona ulaşılmasının hedeflendiği bildirilmişti. Eylül ayında yapılan bilgilendirmede ise istasyon sayısının 25’e ulaştığı belirtildi.
Uygulamayla tek kullanımlık plastik şişe tüketiminin azaltılması, yeniden kullanılabilir kapların teşvik edilmesi ve çevreye duyarlı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması amaçlanıyor.
DENİZ EKOSİSTEMLERİ VE CARETTA CARETTALAR KORUNACAK
Antalya’nın doğal zenginlikleri arasında deniz çayırları, su altı yaşam alanları ve biyolojik çeşitlilik de önemli bir yer tutuyor.
Valiliğin 8 Temmuz 2026 tarihli açıklamasında, Deniz Yaşamını Koruma Derneği ile iş birliği yapılarak denizel, kıyısal, karasal ve iç su ekosistemlerinin korunması ve biyolojik çeşitliliğin gelecek kuşaklara aktarılmasının hedeflendiği bildirildi.
Antalya’nın simgeleri arasında bulunan caretta caretta deniz kaplumbağalarının yaşam alanlarının korunması da bu çalışmaların önemli başlıklarından biri.
Yuvalama sahillerinde atıkların azaltılması, yapay ışıkların kontrol edilmesi, yuvaların korunması ve toplumun bilinçlendirilmesi, deniz kaplumbağalarının yaşam döngüsünün devamlılığı açısından büyük önem taşıyor.
ÇEVREYİ KORUMAK, SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZMİN TEMELİ
Antalya’nın doğal ve kültürel değerlerinin korunması, turizmin geleceği açısından da önem taşıyor. Temiz denizler, sağlıklı kıyılar ve biyolojik çeşitliliğini koruyan doğal alanlar, sürdürülebilir turizmin temel unsurları arasında bulunuyor.
COP31 hazırlıkları ve uluslararası tanıtım çalışmaları kapsamında Antalya’nın yalnızca bir turizm merkezi olarak değil, doğal ve kültürel mirasını koruyan bir dünya şehri olarak da öne çıkması hedefleniyor.
Çevre projelerinin başarısı, açıklanan hedeflerin yanı sıra uygulamaların sürekliliği ve sonuçlarının ölçülmesiyle değerlendirilecek. Atık miktarındaki azalma, kıyıların temizliği, deniz ekosistemlerinin durumu ve vatandaşların çalışmalara katılımı, bu sürecin önemli göstergeleri arasında yer alıyor.
BİR KİTAPLA BAŞLAYAN DOSTLUKTAN ÇEVRE VE KÜLTÜR SOHBETİNE
Antalya Valisi Hulusi Şahin ile tanışıklığımız, 2013 yılında kendisinin Dilovası Kaymakamlığı görevine atanmasıyla başladı. Dilovası’nın tarihini ve kültürünü anlatan kitap ve yayınlarımızı kendisine ulaştırmamızla başlayan tanışıklığımız, ilçenin yerel hafızasına yönelik çalışmalarımızla gelişti.
Dilovası’nda gerçekleştirdiğimiz tarih ve kültür araştırmaları, paneller ve belgesel çalışmaları üzerine yaptığımız sohbetlerin ardından, Ekim 2026’da Antalya’da yeniden bir araya geldik.
Anadolu Turizm Gazetecileri Derneği Kurucular Kurulu toplantısı vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz ziyarette geçmiş yılların hatıralarını ve doğal çevrenin korunmasının önemini konuştuk. Evliya Çelebi Belgesel Film Festivali kapsamında hazırladığımız Kocaeli temalı onur ödülünü Vali Hulusi Şahin’e takdim ederek Dilovası’nın tarihine ilişkin yayınlarımızı da kendisine sunduk.
Ziyaret sırasında, Tuna Nehri üzerine hazırladığım Tuna’da Bir Tarih Akar adlı kitabım ve merhum Prof. Dr. Haluk Dursun ile gerçekleştirdiğimiz tarih yolculukları da sohbetimizin konuları arasında yer aldı.
GELECEK KUŞAKLARA TEMİZ BİR ÇEVRE BIRAKMAK
Gazeteci ve belgeselci olarak kanaatim şudur: Tarihî mirası korumak kadar doğal çevreyi korumak da bir kültür hizmetidir. Geçmişin belgelerini gelecek kuşaklara aktarmak kadar onlara temiz denizler, sağlıklı kıyılar ve yaşanabilir şehirler bırakmak da ortak sorumluluğumuzdur.
Antalya’da yürütülen Mavi Akdeniz çalışmalarının kalıcı sonuçlar vermesini, çevre bilincinin toplumun bütün kesimlerine yayılmasını ve uygulamaların diğer sahil şehirlerine de örnek olmasını diliyoruz.
Haber: İsmail Kahraman






