Defne Amfi Açık Hava Tiyatrosu, deprem sonrası Hatay’a terapi oluyor
6 Şubat…
Hatay’da hayat bir gecede değişti.
Bir zamanlar sokaklarında çocuk seslerinin, kahkahaların, müziğin ve kalabalığın olduğu şehir; uzun süre vinçlerin, iş makinelerinin, kamyonların ve şantiyelerin arasında yaşamaya çalıştı.

İnsanlar önce can derdindeydi.
Sonra başlarını sokacakları bir evin, yeniden kurulacak bir hayatın, kaybettikleri düzenin peşine düştüler.
Hatay uzun süre yalnızca zaruri ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan bir şehir oldu.
Ama artık başka bir dönem başlıyor.
Çünkü insan yalnızca bir eve değil, hayata da dönmek istiyor.
İşte tam da bu noktada Defne’deki Amfi Açık Hava Tiyatrosu, adeta kentin ruhuna dokunan bir terapi alanına dönüşüyor.
Bir dönem kendisi de tadilat bekleyen bu sahne, bugün insanların kendi içlerindeki yaraları onarmaya başladığı bir buluşma noktasına dönüşmüş durumda.
Hafta sonları artık burada yalnızca bir etkinlik yok.
Bale var…
Tiyatro var…
Müzik var…
Klasik müzik var…
Türk halk müziği var…
Türk sanat müziği var…
Ve en önemlisi, insanların yeniden bir araya gelmesi var.
Depremden sonra birbirinden uzaklaşan insanlar şimdi aynı salonda, aynı sahnenin karşısında yan yana oturuyor.
Birlikte alkışlıyor…
Birlikte gülümsüyor…
Bazen bir müzikte dalıp gidiyor, bazen bir tiyatro sahnesinde kendi hikâyesini buluyor.
Çünkü sanat bazen bir binayı değil, insanın içini yeniden inşa ediyor.
Şimdi tadilat sahnede değil, insanın içinde
Hatay’da uzun süre binalar onarıldı.
Sokaklar yeniden yapıldı.
Yollar değişti.
Şehir adeta dev bir şantiyeye dönüştü.
Ama insanın içindeki yorgunluk, korku ve kayıpların onarılması için başka bir şeye ihtiyaç vardı.
Sanata…
Müziğe…
Tiyatroya…
Birlikte olmaya…
Defne Amfi Açık Hava Tiyatrosu tam da bu ihtiyaca cevap veriyor.
Burası artık yalnızca gösterilerin yapıldığı bir alan değil.
İnsanların yeniden hayatın içine karıştığı bir yer.
Başkan Özgün de o terapinin bir parçası
Defne Belediye Başkanı Halil İbrahim Özgün de yoğun çalışma temposuna rağmen bu organizasyonların önemli bölümünde vatandaşlarla aynı atmosferi paylaşmaya özen gösteriyor.
Hatta kimi zaman geç saatlerde alana geldiğinde protokol koltuğuna geçmek yerine vatandaşların arasına oturup gösteriyi sessizce izliyor.
Bale…
Müzik…
Tiyatro…
Sahnedeki sanatçıları izlerken, bir süreliğine belediye başkanlığının yoğunluğundan uzaklaşıyor.
Belki de o anlarda sadece izleyen bir vatandaş oluyor.
Çünkü bu şehirde herkesin biraz nefes almaya ihtiyacı var.
Ve belki de sanatın en güzel tarafı tam olarak bu:
İnsana, birkaç saatliğine de olsa yaşadıklarını unutturmak değil; yaşadıklarıyla yeniden baş edebilecek gücü vermek.
Ücretsiz sanat, daha çok insana ulaşmalı
Deprem sonrası Hatay’ın sanatla yeniden buluşması kadar, bu etkinliklerin mümkün olduğunca daha geniş kitlelere ulaşması da önem taşıyor.
Biletli ya da ücretsiz…
Ücretinden çok, erişilebilir olması önemli.
Çünkü deprem yalnızca evleri yıkmadı.
İnsanların sosyal hayatlarını, alışkanlıklarını, birlikte eğlenme kültürünü de uzun süreliğine durdurdu.
Bugün sahneye çıkan her sanatçı, çalan her enstrüman, yapılan her gösteri aslında bu hayatın yeniden kurulmasına katkı sunuyor.
Uluslararası sanatçıların Hatay’a gelerek bu sahnede vatandaşlarla buluşması ise bu iyileşme yolculuğuna ayrı bir anlam katıyor.
Hatay yeniden yaşamayı öğreniyor
6 Şubat’tan sonra Hatay önce hayatta kalmaya çalıştı.
Şimdi ise yavaş yavaş yaşamaya çalışıyor.
Bu çok önemli bir fark.
Çünkü bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların yükselmesiyle mümkün değil.
O şehirde insanların yeniden gülmesi gerekiyor.
Çocukların yeniden oyun oynaması…
Gençlerin konserlere gitmesi…
Ailelerin tiyatro izlemesi…
Bir annenin bale gösterisinde çocuğunun heyecanını paylaşması…
Bir vatandaşın açık havada müzik dinleyip birkaç saatliğine gökyüzüne bakması gerekiyor.
Ve Defne Amfi Açık Hava Tiyatrosu, bugün tam da bunu yapıyor.
Bir zamanlar depremle susan şehir, şimdi sanatla yeniden konuşuyor.
Vinçlerin sesi hâlâ var.
İş makineleri hâlâ çalışıyor.
Şantiye hâlâ devam ediyor.
Ama artık o seslerin arasına başka sesler de karışıyor:
Alkışlar…
Müzik…
Çocukların kahkahaları…
Tiyatronun sesi…
Belki de Hatay’ın gerçek iyileşme hikâyesi tam burada başlıyor.
Çünkü evler yeniden yapılırken,
insanlar da yeniden kendilerini yapıyor.
Ve Defne Amfi Açık Hava Tiyatrosu, bu hikâyenin sahnesi oluyor.
Bazen bir şehir, önce binalarıyla değil; insanların yeniden gülmeye başlamasıyla ayağa kalkar.