BERLİN’DE SEÇİM YARIŞINDA SOL PARTİ İLK SIRADA
Almanya’nın başkenti Berlin’de yapılan eyalet meclisi seçiminde sandık çıkış anketlerinin ilk sonuçlarına göre, Elif Eralp’i başbakan adayı gösteren Sol Parti yüzde 24,5 oyla ilk sırada yer aldı.

Haber : Fazlı Kamalı
Berlin’de eyalet meclisi seçimleri için oy verme işleminin tamamlanmasının ardından sandık çıkış anketlerinin ilk sonuçları açıklandı.
ARD’nin yayımladığı ilk verilere göre Sol Parti yüzde 24,5 oy oranıyla seçim yarışında ilk sırada bulunurken, CDU yüzde 20, AfD yüzde 16, Yeşiller yüzde 15, SPD yüzde 13 ve BSW yüzde 5,5 seviyesinde oy aldı.
SANDALYE DAĞILIMI
ARD’nin ilk sandalye dağılımı projeksiyonuna göre 159 sandalyeli Berlin Eyalet Meclisi’nde Sol Parti’nin 42, CDU’nun 34, AfD’nin 27, Yeşiller’in 26, SPD’nin 21 ve BSW’nin 9 milletvekiliyle temsil edilmesi öngörülüyor.
Bu projeksiyona göre hiçbir parti, mecliste mutlak çoğunluk için gereken 80 sandalyeye tek başına ulaşamıyor.
Seçimin kesin sonuçlarının açıklanmasının ardından Berlin’de hükümetin hangi partilerin oluşturacağına ilişkin koalisyon görüşmelerinin başlaması bekleniyor.

Hem eyalet hem de başkent statüsündeki Berlin’de “Hükümet Eden Belediye Başkanı” unvanını taşıyan makama Eralp’in seçilmesi halinde, kent tarihinde ilk kez göçmen kökenli bir siyasetçi bu görevi üstlenecek.
Seçim zaferi, Sol Parti açısından da önemli bir dönüm noktası olacak.
Bugüne kadar hep Hristiyan Demokrat ya da Sosyal Demokrat başbakanların yönettiği Berlin’de, ilk kez sosyalist bir parti yeni koalisyon hükümetini kurmaya hak kazanacak.
Sol Parti “Doğu Almanya’nın mirası” olarak tanımlanan, demokratik sosyalist hatta kimilerine göre de aşırı sol, sol popülist bir parti.
Merkez sağ ve sol partilerinin kan kaybettiği, aşırı sağcı AfD’nin Almanya’nın en güçlü siyasi partisi haline geldiği bir dönemde, siyaset yelpazesinin sol ucunda yer alan Sol Parti’nin göçmen kökenli adayı Eralp’in oy oranlarını bu denli arttırmayı nasıl başardığı büyük merak uyandırıyo.
Eralp, Zohran Mamdani’yi mi örnek aldı?
Astronomik kiralara, dev emlak şirketlerine savaş açması, bu şirketleri kamulaştırmayı vadetmesi, sosyal adalet taleplerini güçlü bir şekilde dile getirmesi, Filistinliler ile dayanışma eylemlerine destek vermesi, kendisinin sıklıkla ABD’nin göçmen kökenli sosyalist siyasetçisi olan New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’ye benzetilmesini de beraberinde getiriyor.
Seçim kampanyasını “Berlin’i herkes için yaşanabilir bir kent haline getireceğim” sloganıyla yürüten Elif Eralp, tıpkı Mamdani gibi seçim kampanyasını kapı kapı dolaşarak, seçmenle doğrudan temas kurarak yürüttü.
‘Babamın oy kullanma hakkı olmaması kabul edilemez’
AB ülkelerinin büyük bölümünde göçmenler yerel seçimlerde oy verme hakkına sahip.
Almanya’da ise AB üyesi ülkelerin vatandaşları dışındakilere bu hak tanınmıyor.
Oysa Almanya’da yaşayan yabancı ülke vatandaşlarının yüzde 60’ı, AB üyesi ülkelerin vatandaşı değil; en büyük grubu da Türk vatandaşları oluşturuyor.
“40 yılı aşkın süredir Almanya’da yaşayan babamın oy kullanma hakkı yok. Bu kabul edilemez” diyen Eralp, Berlin’de aylardır yürüttüğü seçim kampanyası esnasında kapısını çaldığı her iki evden birinde oy verme hakkına sahip olmayan bir ailenin yaşadığına işaret ederek, bunun demokrasi açığı olduğunu söylüyor.
Beş yıldan uzun süredir Almanya’da yaşayan her bireye hem yerel hem eyalet, hem de genel seçimlerde oy verme hakkının tanınması gerektiğini savunan Eralp, ülkede yaşayan herkesin, yaşamlarını etkileyecek siyasi karar alma süreçlerine katılımının demokrasi ve adaletin bir gereği olduğunu vurguluyor.
Bunun önünü açacak Anayasa değişikliği için de Berlin parlamentosunda çoğunluğu sağlamak için mücadele etme sözü verdi.
Sol Parti’nin hem Filistin’in hem İsrail’in var olma hakkını desteklediğini söyleyen Eralp “Aşırı sağcı İsrail hükümetini eleştirmenin antisemitizm olmadığını, bir gereklilik olduğunu” savunuyor.
Eralp ayrıca “İsrail Başbakanı Netanyahu ile Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçlamasıyla yargılanan aşırı sağcı İsrail hükümetinin de bu konuda hesap vermesi gerektiğini” belirtiyor.