Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, World Türk TV Genel Yayın Yönetmeni Adem Erdağı’nın sorularını cevapladı
- Ankara Ticaret Odası’nın güncel üye sayısı nedir? Üyelerinize yönelik yürüttüğünüz başlıca hizmetler, projeler ve yeni dönem çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Ankara Ticaret Odası olarak, 68 Meslek Komitemiz aracılığıyla, 2 bin 200 ayrı alanda faaliyet sürdüren 170 bini aşkın üyemizi temsil ediyoruz. Üye sayısı bakımından Türkiye’nin en büyük ikinci ticaret odası olarak, çalışmalarımızı üyelerimizin ihtiyaçları ve sektörlerimizin talepleri doğrultusunda şekillendiriyoruz. Üyelerimizin karşılaştığı sorunları ilgili kurumlara taşıyor, çözüm süreçlerini takip ediyor; ticareti kolaylaştıracak, rekabet gücünü ve ihracatı artıracak projeler geliştiriyoruz. Ankara Ticaret Odası olarak hizmetlerimizin merkezinde dijitalleşme yer alıyor. Üyelerimizin zaman ve maliyet kaybını azaltmak, Oda hizmetlerine hızlı ve kolay erişmelerini sağlamak amacıyla geliştirdiğimiz ATONET Üye Hizmet Platformu, 2023 yılında Cenevre’de gerçekleştirilen Dünya Odalar Yarışması Finali’nde dünya birinciliğine layık görüldü. Platformumuzu yapay zekâ teknolojileriyle daha da ileri taşıyarak geliştirdiğimiz ATONET Akıllı Asistan ise 2025 yılında Melbourne’de düzenlenen Dünya Odalar Yarışması Finali’nde yine dünya birincisi oldu. Böylece Ankara Ticaret Odası, aynı kategoride iki kez dünya birinciliği elde eden dünyadaki tek oda olma başarısını gösterdi. Bu iki ödülü, dijital dönüşüm vizyonumuzun ve üye odaklı hizmet anlayışımızın uluslararası ölçekteki karşılığı olarak değerlendiriyoruz. Yine üyelerimizin dış pazarlara açılmasını ve Ankara’nın ihracat kapasitesinin artırılmasını da öncelikli çalışma alanlarımız arasında görüyoruz. Dış Ticaret Eğitimlerimiz, Dış Ticaret İstihbarat Merkezimiz ile E-Ticaret ve E-İhracat Seferberliği çalışmalarımız kapsamında üyelerimize hedef pazar, potansiyel müşteri, rakip ve ürün analizleri konusunda yol gösteriyoruz. Henüz ihracat yapmamış üyelerimizi ihracatla tanıştırmayı, ihracat yapan firmalarımızın ise yeni pazarlara ulaşmasını sağlamayı hedefliyoruz. Ticaret Bakanlığımızdan aldığımız “Millî Katılımlı Fuar Düzenleme” yetkisiyle de hizmet sektöründe bu yetkiye sahip oda olduk. İlk millî katılım organizasyonumuzu Ekim 2025’te Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Küresel Sağlık Fuarı’nda gerçekleştirdik. İkinci organizasyonumuzu ise Haziran 2026’da Hollanda’nın Rotterdam kentindeki Breakbulk Europe Fuarı’nda lojistik sektörüne yönelik olarak düzenledik. Başkentimizden yurt dışına doğrudan uçuşların sayısının ve destinasyon çeşitliliğinin artırılması için uzun süredir çalışmalar yürütüyoruz. Yurt dışına direkt uçuşlar, ihracattan sağlık ve kongre turizmine, yabancı yatırımlardan uluslararası organizasyonlara kadar birçok alanı doğrudan etkileyen stratejik bir konu. Şehrimizin tarihî, kültürel ve turistik değerlerinin dünyaya tanıtılması da önem verdiğimiz başlıklardan biri. Gordion Antik Kenti ile Aslanhane Camii’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması sürecini destekledik. Bu iki önemli değerin UNESCO tarafından tescillenmesi, Ankara’nın, aynı zamanda köklü bir tarih, kültür ve turizm şehri olduğunun uluslararası ölçekte kabul görmesi açısından büyük önem taşıyor. Başkentimizin yerel ürünlerine coğrafi işaret kazandırılması konusunda da öncü bir rol üstleniyoruz. Bugüne kadar Ankara Döneri, Ankara Simidi, Ankara Tava, Ankara Erkeç Pastırması, Ankara Tiftiği, Çamlıdere Höşmerim Tatlısı ve Ankara Andezit Taşı olmak üzere yedi ürünün coğrafi işaret tescilini Odamız aldı. Coğrafi işaretler konusundaki farkındalığı artırmak amacıyla 2017 ve 2019 yıllarında iki kez Uluslararası Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi düzenledik. Diğer yandan Ankara’nın marka değerini yükseltmeye yönelik en kapsamlı çalışmalarımızdan biri de Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları. İlkini 2015 yılında gerçekleştirdiğimiz organizasyonun beşincisini, 24-25 Nisan 2026 tarihlerinde “Marka Yapan Zekâlar, Yapay Zekâ ile Buluşuyor” mottosu ve “Braind Conference” temasıyla ATO Congresium’da düzenledik. Yapay zekâdan markalaşmaya, dijital dönüşüme kadar geniş bir yelpazede 120’yi aşkın yerli ve yabancı konuşmacıyı ağırladığımız etkinliğe iki günde 50 bini aşkın kişi katıldı. Ankara Ticaret Odası olarak önümüzdeki süreçte de sektörlerimizin sorunlarını çözüme taşıyan, şehrimizin gelişimine yön veren ve ülkemizin üretim, istihdam ve ihracat hedeflerine katkı sağlayan güçlü bir kurum olma anlayışıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
- Ankara’da kurulması planlanan Serbest Bölge projesinde son durum nedir? Bu yatırımın hayata geçirilmesi için öngörülen takvim ve hedefler nelerdir?
Ankara’da bir serbest bölge kurulması yönündeki talebimizi uzun süredir ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde de gündeme taşıyor, gerçekleştirdiğimiz temaslarda bu konunun Başkentimiz ve ülkemiz açısından taşıdığı stratejik önemi her fırsatta dile getiriyoruz. Ankara; coğrafi konumu, ulaşım ve lojistik altyapısı, sektörel çeşitliliği ve nitelikli insan kaynağıyla serbest bölge kurulması için son derece uygun bir merkez. Başkentimiz yaklaşık 39,4 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle hem ihracatta hem de ithalatta Türkiye’de ikinci sırada yer alıyor. Organize sanayi bölgeleri, sanayi siteleri, üniversiteleri, teknokentleri, Ar-Ge, teknoloji geliştirme ve tasarım merkezleriyle yüksek katma değerli üretim ve teknolojik dönüşüm bakımından ülkemizin önde gelen şehirleri arasında bulunuyor. Ankara’nın en önemli avantajlarından biri, Türkiye’nin kara, demir ve hava yolu ulaşım ağlarının merkezinde yer alması. Ankara’da kurulacak bir serbest bölgenin etkisi yalnızca Başkentimizle sınırlı kalmayacaktır. Türkiye’nin merkezindeki konumu sayesinde İç Anadolu başta olmak üzere çevre illerdeki üreticilerin dünya pazarlarına açılmasına katkı sağlayacak ve Anadolu’nun ihracat kapasitesini güçlendirecektir. Bu bakımdan projeyi, Ankara için olduğu kadar tüm Anadolu için de stratejik bir yatırım olarak değerlendiriyoruz.
- Ankara’nın “ticaret”, “sanayi”, “tarım ve gıda” ile fuarcılık alanlarında daha güçlü bir konuma ulaşabilmesi için hangi adımların atılması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Ticaret alanında önceliğimiz, Ankara’nın ulusal ve uluslararası pazarlara erişiminin güçlendirilmesi. Bunun için Esenboğa Havalimanı’ndan yurt dışına doğrudan uçuşların ve destinasyon sayısının artırılması, havalimanı metrosunun tamamlanması, kara ve demir yolu bağlantılarının geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Az evvel sözünü ettiğimiz Ankara’da bir serbest bölge kurulması da firmalarımızın dış pazarlara erişimini kolaylaştıracaktır. Diğer yandan firmalarımızın dijital dönüşüm, e-ticaret ve e-ihracat süreçlerine uyum sağlaması ticaretin geleceği açısından belirleyici. Özellikle KOBİ’lerimizin dijital pazarlara açılmasını, markalaşmasını ve uluslararası ticaret yapabilir hâle gelmesini sağlayacak desteklerin yaygınlaştırılması gerekiyor. Sanayi alanında ise Ankara’nın mevcut üretim gücünü daha yüksek katma değere dönüştürmek önceliğimiz olmalı. Başkentimiz; savunma ve havacılık, makine, medikal, bilişim, elektrik-elektronik ve ileri teknoloji alanlarında çok güçlü bir altyapıya sahip. Üniversite-sanayi iş birliğini geliştirmeli; teknokentlerde ve Ar-Ge merkezlerinde üretilen bilginin daha fazla ticarileşmesini sağlamalıyız. Büyük sanayi kuruluşlarımızla KOBİ’lerimiz arasındaki tedarik zincirini güçlendirmeli, yerli üretimi ve yerlileştirmeyi desteklemeliyiz. Sanayicimizin finansmana erişimi, nitelikli iş gücü ihtiyacı, enerji maliyetleri ve yatırım alanlarına ulaşımı konusunda da uzun vadeli çözümler geliştirilmesi gerekiyor. Mesleki eğitimi sektörlerin ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırmalı; gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlarken işletmelerimizin ihtiyaç duyduğu teknik personeli de yetiştirmeliyiz. Yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve sınırda karbon düzenlemesi gibi başlıklarda firmalarımızı hazırlayarak uluslararası rekabet güçlerini korumalıyız. Tarım ve gıda alanında da Ankara’nın sahip olduğu potansiyeli daha etkin değerlendirmemiz gerektiğine inanıyoruz. Ankara, geniş tarım alanları ve ürün çeşitliliğiyle önemli bir üretim merkezi. Ancak iklim değişikliği, kuraklık ve su kaynakları üzerindeki baskı dikkate alınarak tarımsal üretimin planlı, verimli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerekiyor. Su tüketimi düşük ürünlerin teşvik edilmesi, modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, tarımda teknoloji ve veri kullanımının artırılması bu açıdan büyük önem taşıyor. Fuarcılık ise ticaretin, sanayinin, tarımın ve turizmin kesiştiği stratejik bir sektör. Ankara’nın ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir fuar şehri olabilmesi için öncelikle modern, yüksek kapasiteli ve ulaşımı kolay bir fuar alanına ihtiyacı var. Ortağı olduğumuz, Akyurt’ta yapımı devam eden Ankara Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nin tamamlanması bu açıdan stratejik önem taşıyor. Ankara’nın ekonomik gücünü artırmak için üretimden ihracata, tarımdan teknolojiye, lojistikten fuarcılığa kadar bütün alanları birbiriyle bağlantılı biçimde ele almalıyız. Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek kuruluşları ve özel sektör ortak bir vizyonla hareket ettiği takdirde Ankara; yalnızca Türkiye’nin idari başkenti değil, aynı zamanda ticaretin, yüksek teknolojili sanayinin, sürdürülebilir tarımın ve uluslararası fuarcılığın da başkenti hâline gelebilir.
- Ankara’da kamu kurumları, yerel yönetimler, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları, spor camiası ve diğer paydaşlar arasında yeterli düzeyde iş birliği olduğunu düşünüyor musunuz? Bu iş birliği nasıl daha da geliştirilebilir?
Ankara, başkent olmasının getirdiği önemli bir avantaja sahip. Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve iş dünyasının karar vericileri aynı şehirde bulunuyor. Dolayısıyla Ankara, kurumlar arası iş birliğinin en güçlü şekilde hayata geçirilebileceği şehirlerin başında geliyor. Bugün Ankara’da farklı kurum ve kuruluşların pek çok konuda bir araya geldiğini, ortak çalışmalar ve projeler yürüttüğünü görüyoruz. Ancak şehrimizin sahip olduğu potansiyeli dikkate aldığımızda, bu iş birliğini daha sistematik, sürekli ve sonuç odaklı bir yapıya kavuşturmamız gerektiğine inanıyorum. Çünkü Ankara’nın meseleleri de hedefleri de tek bir kurumun çabasıyla ele alınabilecek konular değil. Ankara Ticaret Odası olarak biz, ortak akılla hareket anlayışını önemsiyoruz. Kamu kurumlarımızdan yerel yönetimlerimize, üniversitelerimizden meslek kuruluşlarımıza, sivil toplumdan spor camiasına kadar Ankara’nın bütün paydaşlarının şehrin ortak hedefleri etrafında buluşmasını gerekli görüyoruz. Bu iş birliğini geliştirebilmek için öncelikle Başkentimizin geleceğine ilişkin ortak bir vizyon ortaya koymak ve öncelikli konularımızı birlikte belirlemek gerekiyor.
- Ankara Ticaret Odası olarak başkente hizmet noktasında önümüzdeki döneme ilişkin en önemli hedefleriniz ve öncelikli projeleriniz nelerdir?
Ankara Ticaret Odası olarak temel hedefimiz, Başkentimizin sahip olduğu potansiyeli daha ileri taşıyarak Ankara’yı yüksek katma değerli üretimin, teknolojinin, ihracatın, turizmin ve uluslararası ticaretin daha güçlü bir merkezi haline getirmek. Öncelikle az evvel ifade ettiği gibi Ankaramız’ın bir Serbest Bölge kazanmasını istiyoruz. Bir diğer önceliğimiz Ankara’nın dünyayla bağlantılarını güçlendirmek. Esenboğa’dan direkt uçuşların artırılması için uzun yıllardır yürüttüğümüz çalışmaların sonuçlarını almaya başladık. Yeni destinasyonların eklenmesini, Esenboğa Metrosu’nun hayata geçirilmesini ve Ankara’nın lojistik imkânlarının geliştirilmesini şehrimizin ticareti, turizmi ve yatırım ortamı açısından son derece önemsiyoruz. Ankara’nın ekonomik gelişiminde turizmin payını artırmayı da hedefliyoruz. 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olan Ankara’nın tarihi ve kültürel değerlerinin yanı sıra yeni çekim merkezleriyle de güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu kapsamda önerdiğimiz “Outlet Köyü” projesinin, Ankara’yı alışveriş ve ticaret açısından da bir cazibe merkezine dönüştürerek turizme ve istihdama önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Elbette bütün bunların yanında üyelerimizin dijital ve yeşil dönüşümünü desteklemek, ihracat kapasitelerini geliştirmek, yeni pazarlara erişimlerini kolaylaştırmak ve Ankara’nın marka değerini yükseltmek önceliklerimiz arasında. Kısacası hedefimiz; üreten, ihraç eden, yatırım çeken, dünyayla bağlantıları güçlü ve rekabetçi bir Başkent ekonomisi oluşturmak.
- Ankara’nın daha yaşanabilir bir şehir olması, ihracat kapasitesinin artırılması ve turizmde ulusal ve uluslararası düzeyde daha cazip bir merkez haline gelmesi için hangi stratejik adımların atılması gerektiğine inanıyorsunuz?
Ankara’nın daha yaşanabilir, daha fazla üreten, ihraç eden ve dünyanın ilgisini çeken bir Başkent olması için bu alanları, bütüncül bir şehir vizyonuyla ele almamız gerekiyor. Öncelikle ulaşım altyapısını güçlendirmeliyiz. Esenboğa Metrosu’nun tamamlanması, Ankara’dan yurt içi ve yurt dışı direkt uçuşların artırılması, raylı sistemlerin geliştirilmesi ve şehir içi ulaşımın daha hızlı ve konforlu hale getirilmesi hem yaşam kalitesini hem de Ankara’nın yatırım ve turizm açısından cazibesini artıracaktır. İhracatta ise Ankara’nın en büyük avantajı yüksek katma değerli üretim kapasitesi. Güçlü olduğumuz sektörleri dünya pazarlarında daha etkin konumlandırmamız gerekiyor. Firmalarımızın yeni pazarlara ulaşmasını, e-ihracata yönelmesini ve uluslararası fuarlarda daha fazla yer almasını desteklerken, Ankara’ya kazandırılmasını istediğimiz Serbest Bölge ile bu kapasiteyi daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Akyurtta devam eden Ankara Ticaret Odası olarak ortağı olduğumuz fuar merkezinin tamamlanması da önemli. Turizmde de Ankara’nın sahip olduğu değerleri doğru bir hikâyeyle dünyaya anlatmalıyız. Gordion’dan Aslanhane Camii’ne, Ankara Kalesi’nden Beypazarı’na uzanan kültürel mirasımızı; sağlık, termal, kongre, fuar ve gastronomi turizmiyle birlikte değerlendirmeliyiz. 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti unvanını da kalıcı bir kazanıma dönüştürerek Ankara’yı turistlerin daha uzun süre konakladığı ve yeniden gelmek istediği bir şehir haline getirmeliyiz.
- Ankara’da yeni cazibe merkezleri oluşturulması konusunda görüşleriniz nelerdir? Sizce hangi bölgeler veya hangi sektörler bu potansiyele sahiptir?
Ankara’nın önemli avantajlarından biri, çok farklı turizm türlerini aynı şehirde geliştirebilecek potansiyele sahip olması. Gordion ve çevresi tarih ve kültür turizmi, Beypazarı kültür ve gastronomi, Kızılcahamam, Haymana ve Ayaş ise termal ve sağlık turizmi açısından önemli imkânlar sunuyor. Ankara’nın sağlık altyapısı da sağlık turizmi açısından ayrı bir güç oluşturuyor. Bunun yanında şehrimize yeni ve özgün çekim alanları kazandırmalıyız. Bu kapsamda gündeme getirdiğimiz “Outlet Köyü” buna örnek olabilir. Ankara aynı zamanda kongre, fuar, kültür-sanat ve etkinlik turizminde de çok daha ileri bir noktaya gidebilir.

