Ayağının tozuyla Bursa’ya geldi, tribünde yerini aldı, maçı enfes anlattı, Bursaspor’a şans getirdi.
Kadim dostum Ertem Şener’e içten ve samimi teşekkür ediyorum.
Maç öncesi, esnası ve sonrası birçok şeyi paylaştık.
Lafladık, muhabbetin belini büktük, kritik yaptık.

Bu takım, muhteşem tribünler ve futbol kenti Bursa’nın ait olduğu yer Süper Lig olduğunu defalarca kez söyledi Ertem Şener.
Kaldı ki çok haklı..
Zaten Süper Lig’de Bursaspor’u çok özledi.
Mardin 1969 maçında sahada istekli, arzulu, inanmış ve şampiyonluğa koşan takım izledik. Orta sahada uzun süredir ilk 11’de forma şansı bulamayan Sefa Narin hatasız oynadı. Çok koştu, ikili mücadelelerde ayakta kaldı ve takımı sürekli diri tuttu. Savunmanın solunda maça başlayan Talha Yünküş isabetli pas yüzdesi ve heyecan uyandıran ortalarıyla taraftardan uzun süre alkış aldı. Kaptan İlhan Depe gemisini terk etmeden son nefesine kadar gayterliydi.
Özellikle bu maçta Halil Akbunar’ı çok beğendim.
Galibiyetin mimarlarından birisi oldu.
Gol öncesi Ertuğrul İdris Furat’a yaptığı asist kalitesini bir kez daha ortaya çıkardı.
Savunma oyuncularına maşallah diyelim. Alperen Babacan ile Batuhan Yayıkcı’ın devam eden kusursuz uyumu izleyenleri büyüledi.
Teknik patron Mustafa Er’in Özlüce’de öğrencilerini çok iyi motive ettiğini söylemezsek haksızlık olur. Genç teknik adamın varlığında Bursaspor adım adım şampiyonluğa koşuyor.
Yazının finalinde en büyük teşekkür elbette ki Bursaspor taraftarına gelsin.
Görsel ve tribün şovları görülmeye değerdi.
Kalın sağlıcakla
![]()
