Yılların gazetecisiyim, ilk kez bir emniyet müdürüyle bu kadar samimi, bu kadar içten ve bu kadar özel bir kahvaltı söyleşisine tanıklık ettim.
Antakya Gazeteciler Cemiyeti olarak Hatay İl Emniyet Müdürü Nihat Özen’i ziyaret ederek görevinde başarılar diledik, kendisini tebrik ettik. Ancak bugün gerçekleşen kahvaltı buluşması, sıradan bir nezaket ziyaretinin çok ötesine geçti.
Göreve gelmeden önce farklı şehirlerde kendisini tanıyan meslektaşlarımızdan Nihat Özen hakkında çok şey dinlemiştim. Babacan tavrı, devlet anlayışı, insanlarla kurduğu samimi ilişki, doğallığı ve yetiştiği köyün kültürünü hâlâ üzerinde taşıyan mütevazı kişiliği anlatılıyordu.
Bugün ise anlatılanların çok daha fazlasına bizzat tanıklık ettik.
Bir emniyet müdürünün gazetecileri karşısına alıp yalnızca konuştuğu değil, onları dinlediği, sorunlarını önemsediği, eleştiriye kapı açtığı ve birlikte çalışma kültürünü savunduğu bir buluşmaydı.
Nihat Özen, gazeteciliğin polis teşkilatıyla birbirine rakip değil, toplumun huzuru ve güvenliği açısından birbirini tamamlayan iki önemli görev alanı olduğunu özellikle vurguladı.
Bilişim suçlarından asayiş olaylarına, 6 Şubat depreminin Hatay’da bıraktığı izlerden medya-protokol ilişkilerine kadar pek çok konu masaya yatırıldı. Emniyet teşkilatının farklı birimlerinde edindiği tecrübeleri paylaşırken, gazetecilerin haber alma özgürlüğünün önemine de dikkat çekti.
Özen’in gazetecilere verdiği mesaj oldukça açıktı:
“Haber konusunda her türlü desteğe hazırız. Sizler toplumun en uç noktalarındasınız. Olağanüstü durumlarda sizin desteğinize de ihtiyacımız var.”


