Gökhan Günaydın, Bursa’da yaptığı açıklamada Mekke Anlaşması, fon soruşturması, ekonomi yönetimi ve belediyelere yönelik operasyonları eleştirdi.
YENİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Bursa’da yaptığı açıklamalarda dış politika, ekonomi ve yerel yönetimlere yönelik operasyonlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. TBMM gündemindeki Mekke Anlaşması’na karşı çıkarak Türk askerinin yeni çatışmaların içine çekilmemesi gerektiğini savunan Günaydın, fon soruşturması üzerinden iktidarın ekonomi yönetimini eleştirdi. Soruşturmanın boyutuna ilişkin dikkat çekici iddialar ortaya koyan Günaydın, belediyelere yönelik operasyonlarda ise çifte standart uygulandığını ileri sürdü.

Osmangazi Belediyesi tarafından Demirtaş Sakarya Mahallesi’nde hizmete açılan kapalı pazar alanının açılışına katılan Günaydın, programın ardından YENİ Parti Bursa İl Başkanlığı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Toplantıya YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçe başkanları, il yönetim kurulu üyeleri ve partililer katıldı.
Nihat Yeşiltaş’tan Bursa’nın sağlık sorunlarına dikkat çeken açıklama
Basın toplantısında ilk olarak söz alan YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, kentte sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunları gündeme taşıdı. Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’nin açılmasıyla birlikte dört hastanenin kapatılmasının gündeme gelmesini eleştiren Yeşiltaş, bunun Bursa’daki sağlık hizmetlerine erişim sorununu çözmek yerine daha da ağırlaştırabileceğini savundu.
Vatandaşlardan yoğun bakım ünitesi, yatak bulamama ve hastane randevusu alamama konusunda çok sayıda şikâyet aldıklarını belirten Yeşiltaş, kapatılması gündeme gelen hastanelerin toplam yatak kapasitesinin 1.172 olduğunu söyledi.
Yeşiltaş’ın verdiği bilgilere göre Çekirge Devlet Hastanesi 535, Bursa Dörtçelik Çocuk Hastanesi 275, Şehit Yarbay İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi 150, Bursa Muradiye Onkoloji Hastanesi ise 212 yatak kapasitesine sahip. Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’nin yatak kapasitesinin ise 1.315 olduğunu ifade eden Yeşiltaş, yeni hastanenin açılmasıyla mevcut hastanelerin kapatılmasına tepki gösterdi.
Sağlık Bakanlığı ve yetkililere çağrıda bulunan Yeşiltaş, kapatılması düşünülen hastanelerin hizmet vermeye devam etmesi gerektiğini belirterek, “Bir an önce bu yanlışınızdan vazgeçin. Kapatılması düşünülen hastanelerin de yeniden sağlık hizmeti vermeye devam etmesi gerekiyor” dedi.

Gökhan Günaydın’dan ABD ve Türkiye’nin dış politikasına eleştiri
Yeşiltaş’ın ardından konuşan YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye’nin dış politika tercihlerini değerlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki görüşmelerde gündeme gelen CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusuna değinen Günaydın, Türkiye’nin parasını ödediği F-35 savaş uçaklarını henüz teslim alamadığına dikkat çekti.
Rusya’dan satın alınan S-400 hava savunma sistemlerinin de kullanılmadan beklediğini belirten Günaydın, Türkiye’nin bu süreçten önemli sonuçlar çıkarması gerektiğini söyledi.
İktidarın uluslararası ilişkilerde kişisel temaslara dayalı bir politika izlediğini savunan Günaydın, siyasi meşruiyetin dış aktörlerden değil, halkın desteğinden alınması gerektiğini ifade etti. Günaydın, “Demek ki meşruiyeti kendi halkından alacaksın. Uluslararası ilişkiler kişisel ilişkilerle yürümez, kurumsal ilişkilerle yürür” değerlendirmesinde bulundu.
Mekke Anlaşması’na tepki: Türk askeri bir ihraç malı mıdır?
Günaydın’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de TBMM gündemindeki Mekke Anlaşması oldu. Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye ve Mısır’ın adının geçtiği anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Günaydın, Mısır’ın anlaşmaya katılmadığını belirterek Türkiye’nin böyle bir oluşumda yer almasının ülkenin ulusal çıkarları açısından sorgulanması gerektiğini savundu.
Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki gerilime dikkat çeken Günaydın, Türkiye’nin bölgedeki olası rolü üzerinden Türk askerinin başka ülkelerin çatışmalarına dahil edilmesine karşı çıktı.
Anlaşmanın Türkiye’ye sağlayacağı faydayı sorgulayan Günaydın, “Böyle bir anlaşmada Türkiye Cumhuriyeti’nin bir gram yararı var mıdır?” diye sordu.
Milletvekillerine anlaşma konusunda ret oyu verme çağrısında bulunan Günaydın, “Memleketi ve askerimizi yeni maceralara, tehditlere sürüklemeyin ve bu anlaşmaya hayır deyin” ifadelerini kullandı.
Fon soruşturması için “Organize bir soygun” iddiası
Ekonomide yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Günaydın, enflasyon, gıda fiyatları, işsizlik ve vatandaşların alım gücündeki düşüşün ekonomik krizin etkilerini artırdığını söyledi. Fon soruşturmasının yalnızca bireysel suçlar kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunan Günaydın, olayın organize bir yapıya dayandığını ileri sürdü.
Soruşturma kapsamında denetleyici kurumların ve ilgili şirketlerin sorumluluklarının araştırılması gerektiğini belirten Günaydın, 450 bin yatırımcının 850 milyar lirasının kaybedildiğini iddia ederek, “450 bin yatırımcının 850 milyar lirası iç edildi” dedi.
Günaydın, Fatma Betül Sayan Kaya’nın yatırımlarıyla ilgili iddiaların da açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu. Ayrıca bir Sağlık Bakanlığı bürokratının 20 milyar lirayla yurt dışına kaçtığını öne sürerek soruşturmanın tüm bağlantılarıyla ele alınmasını istedi.
Sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Günaydın, “Bu arsızlarda utanan yok, istifa eden yok, özür dileyen yok” ifadelerini kullandı.
Borsadaki kayıp için 7 trilyon lira açıklaması
Fon soruşturmasının finans piyasalarına etkilerine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Günaydın, 17 Eylül’den bu yana borsadaki kaybın 7 trilyon lirayı aştığını iddia etti. Türkiye ekonomisine verilen zararın 170-180 milyar dolar seviyesinde olduğunu öne süren Günaydın, yaşanan kaybın büyüklüğüne dikkat çekti.
Soruşturma kapsamında yüksek kazanç elde ettiği iddia edilen kişi ve şirketlerin isimlerinin kamuoyuyla paylaşılmasını isteyen Günaydın, birkaç ay içerisinde 100 milyon liranın üzerinde kazanç sağladığını belirttiği 141 kişi ve 73 şirketin açıklanması gerektiğini söyledi.
1-15 Eylül tarihleri arasında yüz milyarlarca liranın yurt dışına çıkarıldığını da ileri süren Günaydın, soruşturmanın siyasi parti ayrımı yapılmadan yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Yatırımcıların zararlarının karşılanmasına yönelik açıklamaları da eleştiren Günaydın, bir milyon liraya kadar kayıpların karşılanacağı yönündeki söylemlere rağmen ödemelerin sınırlı kaldığını savundu. Mağduriyetlerin giderilmesi için öncelikle sorumluların tespit edilmesi ve kayıp paraların geri alınması gerektiğini dile getirdi.
Belediyelere yönelik operasyonlarda çifte standart eleştirisi
Günaydın, konuşmasının son bölümünde belediyelere yönelik operasyonları gündeme taşıdı. Kamu kaynaklarının usulsüz kullanılması iddialarının siyasi parti ayrımı gözetilmeksizin soruşturulması gerektiğini belirten Günaydın, uygulamada muhalefet belediyelerinin hedef alındığını öne sürdü.
Türkiye genelinde 33 belediye başkanının tutuklu, 13 belediyede ise kayyum bulunduğunu iddia eden Günaydın; Üsküdar, Ataşehir ve Adalar örnekleri üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Bazı belediyelerin siyasi baskı yoluyla iktidara yönlendirilmeye çalışıldığını savundu.
Esenyurt Belediyesi’ndeki kayyum yönetimi döneminde yapılan görevlendirmeleri de ele alan Günaydın, kamu görevlileri hakkında dile getirilen iddiaların araştırılması gerektiğini söyledi. Kamu malına zarar veren herkesin hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Günaydın, adli süreçlerde eşitlik ve tarafsızlık çağrısında bulundu.
Konuşmasının sonunda iktidara yönelik eleştirilerini sürdüren Günaydın, “Ceberrutlukla, zalimlikle seçim kazanamazsınız” dedi. Günaydın, açıklamalarını “Size de dersini ilk seçimde bu memleket verecek” sözleriyle tamamladı.
Daha fazla haber için belediye bölümünü ziyaret ediniz…
Farklı haberler için youtube, facebook, x sosyal medya hesaplarımızı takip ediniz…
